RÖPORTAJ HABERLERİ

Alihan Aracı: "Başarılı olmak için yaşarım"

Alihan Aracı:

'Aşk ve Ceza', 'Kalbim Seni Seçti' ve 'Hayat Bazen Tatlıdır' adlı dizilerdeki oyunculuğuyla dikkatleri üzerine çeken genç oyuncu Alihan Aracı, bu kez bir sinema filmiyle karşımıza çıkıyor.

Akşam'dan Arzu Akyol'un röportajı...

Önce sizi tanıyabilir miyiz? Kimdir Alihan Aracı? 


27 yaşındayım. Dinamik, yorulmak nedir bilmeyen, işine, kendi sine, etrafına ve hayata saygısı olan, eğitime çok değer veren biriyim. Lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde tamamladım. Yüksek lisansıma Yıldız Teknik Üniversitesi’nde devam ediyorum. Hayvanseverim ve spor yapmayı severim.

İnşaat mühendisliği okurken oyuncu olmuşsunuz, anlatır mısınız nasıl oldu bu?

İlkokul ve ortaokuldan itibaren oyunculuğa karşı yoğun bir ilgim vardı. Amatörce devam eden bu ilgi, üniversiteye geçtiğim zaman tiyatro kulüplerinde devam etti. İstanbul Üniversitesi’nde okuduğum yıllarda da ajansa kayıt oldum ve profesyonel oyunculuk hayatına başlamış oldum.

Mühendislik de yapıyorsunuz aynı zamanda ve “İkisini aynı anda yapabilmek için çok bedel ödedim” demişsiniz bir röportajınızda. Nasıl bedeller ödediniz?

Bedel ödemeye üniversite 3. sınıftayken, Aşk ve Ceza’ya seçilmemle başladım. O zamanlar setten gece 02.00-03.00’te gelip sabah 07.00’de derse gitmek için kalkardım. Hem fiziksel hem de beyin olarak çok yorucu bir süreçti. Bu süreç şimdi de bir yandan setler, bir yandan mühendislik ofisi olarak devam ediyor.

İki işi eş zamanlı götürmek yorucu mu, besleyici mi?

Tabii ki çok yorucu ama bir o kadar da besleyici… Ben oyunculuğun mühendislikle önemli bir bağı olduğuna inanıyorum. Oyunculuğun da bir matematiği var. O yüzden mühendislik de yapmam benim için önemli bir avantaj.

Neden mühendislikten  güzel güzel paralar kazanıp yaşamak varken oyunculuk gibi meşakkatli bir yola girdiniz? Oyunculuğun anlamı ve yeri ne sizin hayatınızda?

Oyunculuk bir aşk benim için. Başarılı olmak için yaşayan biriyim ve insanın sevdiği işi yapmasının, başarıyı getireceğini düşünüyorum. O yüzden de oyunculuk yapmaya devam edeceğim.

Başarılı olmaya kafayı takmak yorucu değil mi?

Çok yorucu! Ama yorulmak da güzeldir. Yoksa hayatın ne anlamı kalır ki!

ÖNCE İNANAMADIM

“Suda Balık” filminde gösterdiğiniz performansla Nice Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne adaysınız. Bunu duyduğunuzda ne hissettiniz? Böyle bir başarıyı bekliyor muydunuz?

Biz iyi bir iş çıkarttığımızdan emindik. Fakat bu kadar prestijli bir festivalden 4 adaylıkla döneceğini tahmin etmiyordum. Bu güzel haberi, yapımcımız Alper Yanar ve Tülay Kocatürk’ten telefonda aldım. İlk duyduğumda 15-20 saniye sessizlik oldu. Önce inanamadım, sonrasında tarif edilemez bir heyecan ve mutluluk hissettim. 

Filmi ve filmde oynadığınız karakteri anlatır mısınız? Sefa nasıl biri? Ondan ne öğrendiniz?

Suda Balık, bir başarı hikâyesi... Filmde, İzmir’in Bademli Köyü’nde yaşayan ve yüzmeye doğuştan yetenekli Sefa’nın keşfedilmesi, şehre gitmesi ve sonrasında yaşadığı zorluklarla mücadelesi anlatılıyor. Sefa, hayattan beklentileri olan, düzgün karakterli, sevdiği kız Ayşe’yle birlikte üniversite hayalleri kuran bir genç. Sevdikleri için her şeyi göze alabilen, çok naif bir karakter. Gençlik hataları yapan fakat etrafındakilerin de yardımıyla başarıya ulaşan bir genç.  Sefa’dan başımıza ne gelirse gelsin hiçbir zaman vazgeçmemek gerektiğini öğrendim. 

Nasıl hazırlandınız bu role? Özel bir çalışmanız oldu mu?

Senaryonun her sahnesini tek tek analiz ettim ve kendim için doğru olan matematiği oluşturdum. Sette de Tülay Hoca’mın inanılmaz yol göstericiliği sayesinde bu kadar iyi bir iş çıkardığımı düşünüyorum.Bunun dışında set öncesinde yüzme sahnelerine 3-4 hafta çalıştım. Tekne kullanmam gereken sahneler için hocalar eşliğinde çalışmalarımız oldu. Su altı sahneleri için de nefes tutma ve dalış dersleri aldım. Her anlamda zor ve yoğun bir süreçti.

Ödül konuşması hazırladınız mı?

Hayır, henüz hazırlamadım ama hazırlayacağım. Ödülü alır mıyım bilemiyorum ama alırsam     İngilizce konuşmam gerekecek ve bunu o an yapamayabilirim. O yüzden konuşma hazırlayacağım.

Ödül alırsanız nasıl bir motivasyon olacak sizin için?

Harika bir motivasyon olacak. Fakat alamazsam da kötü bir etkisi olmaz. Çünkü binlerce kişi arasından aday gösterilmek bile müthiş bir duygu. Her durumda, çok sevdiğim işime daha çok sarılmamı sağlayacak.

HER ROLE ÖZENLE HAZIRLANIRIM

Hayat Bazen Tatlıdır dizisinde Loçko’yu oynuyorsunuz. “Dizide oynamak para, filmde oynamak sanat” gibi yaklaşımlarınız var mı? Bu yaklaşımlar için yorumunuz ne olur?


Özünde benim için hiçbir fark yok. Ben oynadığım tüm rollere aynı özenle hazırlanır ve aynı ciddiyetle işimi yaparım. Ama 120-130 dakikalık bir diziyi bir haftada çekerken aynı süredeki bir filmi 4-5 haftada çekiyorsunuz. O yüzden mutlaka performans farkları olacaktır.

Oyunculukla ilgili başka hayalleriniz var mı?

Öncelikle oyunculuk alanında ilk hedefim kendimi her geçen gün daha fazla geliştirmek. Daha birçok güzel işlerde yer almak, ödüllere aday olmak ve ödüller almak istiyorum. Nihai hedefimse yurt dışında da önemli projelerde rol alabilecek seviyede bir aktör olmak.


  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi