RÖPORTAJ HABERLERİ

Aydilge: "Seslerle şifa olacağım"

Aydilge:

Bugünlerde seslerle şifa vermek üzerine çalışmalar yaptığını söyleyen Aydilge, bu projesini anlatırken de bilimsel açıklamalarla da bu durumu destekliyor.

Aydilge'nin Akşam'da yayınlanan röportajı...

-Yepyeni şarkın ‘’Yo Yo Yo’’ ile yazın en iddialı hitlerinden birine imza attın... Nasıl çıktı bu ‘’Yo!’’ meselesi?


Sabah dokuzdan beşe, evden işe, işten eve... ‘Hayat geçer mi böyle düşlerimiz düşe düşe’ diye soruyorum şarkıda. Kendi düşlerimi düşürmeye hiç niyetim yok. Çünkü yerler çok pis! Bize dayatılan hayatı yaşamaktansa, kendi düşlerimizin peşinden koşmaya çağırıyorum herkesi... Çok eğlenceli bir şarkı, ama bir o kadar da sorgulayıcı...

TÜRK-YUNAN DOSTLUĞU KUVVETLENECEK

- Bu eserinizde Yunanlı besteciyle çalıştınız.


Bunun Türk-Yunan dostluğunu da kuvvetlendirmesini umut ediyorum. Çünkü müzik birleştirir, barıştırır, güzelleştirir. Yunanistan’da Türk dizileri yoğun bir şekilde izleniyor ve benim de o dizilere yaptığım müziklerden dolayı, tatlı bir Yunanlı kitlem var. Verdiğim bir konser sırasında müziği Christos Dantis’e ait olan ‘Po Po Po’yu dinledim ve çok sevdim. Kendi yazdığım sözlerle, şarkıyı Türk dinleyicisiyle buluşturmaya karar verdim.

-Müzisyen kimliğinizin dışında Aydilge, kimdir?

Aydilge, titreşen dalgalar bütünüdür. Çünkü hepimiz titreşen enerjileriz. Ve elimden geldiğince güzel tınlamaya çalışan bir şarkıyım... Bu yüzden seslerle şifa almak, ileride de verebilmek üzere bazı çalışmalar yapıyorum. Sesle şifa terapisi sayesinde bir müzik aleti gibi insanlar da akord edilebilir...

-Peki, sesle şifa yöntemi nasıl gerçekleşiyor?

Su dolu bir kaba vurduğumuzda su hemen titreşir. Vuruşumuzun tipine göre suyun üzerinde farklı dalgalar, farklı titreşimler oluşur. Vücudumuzun da neredeyse %80’inin su olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla, seslerden çıkan şifalı frekanslar anında hücreler boyutunda etki etmeye başlıyor.  Biliyorsunuz artık ses dalgalarıyla böbrek taşı bile düşürülüyor. Sesle şifa yönteminde de şifacı, özel olarak çıkardığı sesleri, çakralarımızda tınlatıyor ve böylece ses aracılığıyla bedenin ihtiyacı olan frekans yaratılıyor.

-Bu yöntem esnasında özel aletler kullanılıyor mu?

Tibet kaseleri, Kızılderili çıngırağı, şaman davulu, akord çatalları gibi pek çok yöntemle kişinin enerji alanı temizleniyor. Bedenin kendi öz frekansını yeniden bulması sağlanıyor. Rahatlama, mutluluk hisleri ortaya çıkıyor.

ÇEKİM YASASI MÜZİKLE İLGİLİ

-Son yılların modası çekim yasasıyla bir alakası var mı bu yöntemin?


Çekim yasası da frekanslarla ilgili tabii... Bir odada akordları aynı olan iki kemanınız olduğunu düşünün. Birisini çalarsanız, diğerinde de bir titreşim oluşur. Her iki keman da aynı titreşime ayarlandığı için, birindeki hareket diğerini de etkiler ve ses çıkar. Buna akustik rezonans denir. Kendimizle olan ilişkimizde bir takım sorunlar varsa mutlaka sorunlu kişiler girer hayatımıza, çünkü ancak benzer titreşimlerde olduğumuz kişilerle eşleşiriz. Gayet bilimsel gördüğünüz gibi...

-Yani bize biri kötü davrandığında, biz mi onu çekiyoruz?

Biri size kötü sözler mi söylüyor, bunun nedeni belki de bu sözleri hak ettiğinize inandığınız içindir. O frekansı yaydığınız için yani... Yaraları dinledikçe şifa gelir.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi