'Bizi Bize Anlatacak’ kişi ... - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlar'Bizi Bize Anlatacak’ kişi ...

'Bizi Bize Anlatacak’ kişi ...

28.08.2017 | 644 kez okundu


'Bizi Bize Anlatacak’ kişi daha anasından doğmadı

KAYDA GEÇSİN

‘Bize Bizi Anlattı‘

‘İnsanı insana insanla anlatmak …’


Bu sözler çok rağbet görmüş saçma sapan laflardır ama iltifat maksadıyla kullanılır, ekranlarda kulağa hoş gelen ama düşünülmemiş sözler söyleme meraklısı sunucuların ağzından sıkça duyarız.

Biraz akıl sahibi bir insanı yolda durdurup ‘kardeşim sana  seni anlatayım‘ dese birileri ‘sen kafayı mı yedin‘ demez mi?

Bilhassa tiyatro tanımını ‘insana insanı insanla‘ anlatma tam bir fikir fiyaskosudur, fabllar ne oluyor o zaman, hani kişileri hayvanlardan seçilen, sonunda bir yaşam dersi ortaya koyan, genellikle koşuk biçiminde yazılmış öyküler. Kimi zamanda oynanırlar, bilmeyenimiz yoktur Esop Lafonten’i.. belli bu saçma lafı söyleyen bilmiyormuş ve kendisi gibi bilmeyenler tarafından pek tutulmuş. Zincirleme cehalet, aptallığın insana kafa bulduran bir formu.
 
Diyebilirler ki orada da insan oynar hayvanı, hayvanın oynayacak hali yok zaten de ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Zeki bir yazı formudur.

Pıtırak gibi açılan kültür merkezleri ve durmadan bu iktidar döneminde de hız kesmeden yapılan, yapılmakta olan oditoryumlar, salonlar içlerinde oynanacak oyunlar, konserler olmadıkça pek bir işe yaramıyor konsersiz, tiyatrosuz ne işe yarıyorlar, onları değerli kılacak olan içinde yapılanlardır.  

Konferans, ödül töreni için ne tür luzumsuz bir masraftır bu yapılan .

Tiyatro dialogla başlar.

Monolog, tek kişilik oyunlar asıl amacına hizmet etmez, dialog sanatıdır tiyatro ve dramatik sanatların anasıdır, şimdilerde dizilerde en zayıf, en yoksunluk taşıyan kısım dialoglar, berbat ki ne berbat.

Dialog birlikte yaşama kültürünün olmazsa olmazıdır, konuşa konuşa anlaşamayanları ne felaketler bekliyor bu cografyada gözümüzün önünde.

Birlikte yaşama iradesi dialogsuz olmaz, bizde hala o kimle niye konuştu, niye konuştu noktasındayız, konuşmadan nasıl olacak?

Tiyatro hiç bir şey öğretemezse bunu öğretir, dialog.

Hoş zaten bir alem olduk, Ankara’da  deniz yok nehir yok nasıl oluyorsa  olmayan deniz nehir’in köprü ayağına çarpıp kaza yapıyor uyuklayan otobüs şöförü.

Havada oradan oraya giden, neyi nereye bağladığı belli olmayan maksatsız köprüler gibi olduk, dibinde kazalar bile oluyor.

Harvard Üniversitesinin bahçesine göbek bağı gömmek isteyenler için şirket kurulmuş, ne hayrını gördülerse Harvard’ın çocuklarının göbek bağını gömen Türkler var, ben bu haberi nereme süreyim şaşırdım… İstanbul Üniversitesi’nin ne fenalığını gördün, git oraya göm, hadi yenilerin ne olduğu belli değil ama İstanbul Üniversitesi'nin Kapısından geç yeter.

Budistler bile yapay zekadan Budist rahibi yapmışlarken, bizim tarihimize Armağan Ayasofya’da namazla bozmuş vaziyette. Namaz yeri sıkıntısı halinde.

Ensest çok ciddi eski bir sorun istihbaratların kullandığı bir zaaf üstelik  , işi Murat’ı cezalandırarak kapatma gayretleri bir taraftan ve meseleye medya dilinin yaklaşımı evlere şenlik, bu iş magazinin başarısı olmakla beraber artık magazinin işi olmaktan çıktığı gerçeği var.

Metin Hara - Adriana zaten epey sorun oldu. Metin’in göbek bağı acaba Harvard’a gömülseydi kendisi için daha iyi olur muydu, çünkü olan itibarını  bu kadın epey yedi. Adriana’dan Metin ne iş yapar unutuldu.

Ve Vatan Şaşmaz’ın korkunç ölümü herhalde bütün yıl evlilik programları yerine konulan programlarda epey kavurtulacak.

Şimdilik Kanal D’de Savcı, Dedektif, Psikiyatri doktoru Prof. Asuman Dabak, konuğuyla Filiz Aker’e şizofren teşhisi koymuş bulunuyor, bu iş uzar …

Bu konuda sözlerine, tecrübelerine en değer verilecek olan kişi Sevil Atasoy ise ‘ne malum belki her ikisini başka biri vurdu , durun bakalım….’ diye uyarıyor tweetinde haklı olarak fakat  Prof. Asuman Dabak aynı fikirde değil, ne iştir bu başımıza gelen.

Farklı düşünemeyenlerin farklı düşünenlere üstün kılındığı bir yönetim nasıl fark yaratır, nasıl bir değişim, ilerleme önerebilir?

Bu olanlara;
Ters evrim diyebilir miyiz yani insanın maymundan geldiğinin tersine insanın maymunlaştığı gibisinden.
Geri zekalıları, geri zekalılarla, geri zekalılara anlatma dönemindeyiz herhalde.
Vallahi bunları, izledikçe, duydukça, okudukça ‘Bizi Bize Anlatacak’  kişi  daha anasından doğmadı’  diyesim geliyor.

Saygıyla Kayda Geçsin

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Yasemin Kutsi
Ratingler için tıklayınız!