SAĞLIK HABERLERİ

Çağımızın en tehlikeli hastalığı obezite

Çağımızın en tehlikeli hastalığı obezite

Türkiye Akupunktur Derneği Başkanı 32 yıllık hekim Murat Topoğlu, piyasaya sürdüğü zayıflamaya yönelik 3’lü protein içeren ürünüyle son zamanlarda adından sıkça söz ettiriyor.

Akşam'dan Emine Bıyık'ın haberine göre binlerce kişinin kilo ve benzeri sorunlarına çözüm olan Topoğlu, nasıl kilo aldığımızı anlattı.

OBEZİTE NEDİR?

Obezite, tıpta ideal vücut ağırlığının yüzde 15’inin üzerinde olmasıdır. Obezite günümüzün birçok hastalıkların oluşmasında önemli bir faktördür. Şişmanlık söz konusu olduğunda vücudun özellikle deri altındaki yağ hücrelerinin hem çapı büyür, hem de bu hücreler sayıca artarlar. Vücutta yağ hücrelerinin en çok bulunduğu başlıca organlar ve bölgeler deri altı, karın içi, kalp zarı ve karaciğerdir. Çağımızın en tehlikeli hastalığı olarak bilinen obeziteni, 50’den fazla hastalığa neden olduğunu biliyoruz. Amerika’da günümüzde (2017) şişmanlık (obezite) ve fazla kilo oranı yüzde 75 oldu. Yani bir başka deyişle 250 milyon insan fazla kilolu.

SAĞLIKLI ZAYIFMAK ÖNEMLİ

Yaşamak için mi yiyoruz yoksa yemek mi için mi yaşıyoruz? Yemek yemenin hayatın en büyük zevklerinden biri olduğunu söylemeliyiz. Fakat burada yarar ve zararlarını da çok iyi bilmemiz gerekiyor. Beslenmeyle ilgili en önemli konulardan biri de kuşkusuz kilo problemi. Fakat sağlıklı beslenme sadece bahar aylarında başlayıp yaza hazırlanma programı olarak değil, doğumdan ölüme kadar sürekli edinmemiz gereken bir alışkanlık haline gelmelidir.

Sağlıklı zayıflamak ve vücut ağırlığını dengede tutmak önemlidir. Bunun için ilk kural doğru beslenme bilgisine sahip olmak gerekir. İsveç, Norveç diyeti ya da şu ünlü insan diyeti gibi şarlatan diyetleri bir tarafa bırakmamız gerekir.

HANGİ HASTALIKLARA NEDEN OLUR?

Hipertansiyon, enfarktüs, damarların tıkanması, varis ve tromboemboli, osteoartroz (halk arasındaki adıyla kireçlenme), kanserler, diabetes mellitus (şeker hastalığı), safra kesesi hastalıkları, psikiyatrik hastalıklar, gut hastalığı, karaciğer hastalıkları özellikle vücutta dolaşan fazla miktardaki glikoz (şeker), solunum sistemi hastalıkları, genital-üriner sistem hastalıkları, böbrek hastalıkları, ödem, enfeksiyonlara yatkınlık,ameliyat riskinde artış, dermatolojik hastalıklar, ani ölüm, beyin kanaması, diğer kalp hastalıkları, gebelik ve doğumda zorluklar.

Peki, nasıl oluşur?

Şişmanlığın genelde Yüzde 85’i psikolojik durum ve stres nedeniyle normalden daha fazla yemek tüketimi ve az hareket sonucu gelişir. Başlangıçta 3-4 kilo alınmasını fark etmeyen kişiler bu yemek düzenini devam ettirdikçe 10 kilogram, hatta daha fazla kilo alır. Şişmanlığın ancak yüzde 15’i organik nedenlerden oluşur.

A-ORGANİK NEDENLERİ

- Hipotiroidi (troid bezinin az çalışması)

- Ailesel (genetik) kabızlık,

- Pankreas bezinde insulin üreten hücrelerin fazla çalışması,

- Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü),

- Beyindeki hipofiz bezinin az çalışması,

- Cushing Sendromu: Özellikle hipofiz bezinin hastalığından oluşan aşırı kortizon salınır bununda metabolizmayı etkilemesi ayrıca vücutta su tutulmasını artırdığı (ödem) için şişmanlamaya neden olur.

- Yumurtalık kistleri,

- Beyindeki hipotalamus bölgesi tümörleri, ilaçlar, fenotiazinler, antidepresanlar, antiepileptikler, steroidler, antihipertansifler, kortizon, alerji ilaçları, gebelik önleyici haplar ya da iğneler

- Şeker Hastalığı

- Düşük metabolizma hızı,

- İnsülin rezistansı,

- Hipotalamus hastalıkları,

- Genetik Faktörler.

Obezite aileler içinde geçiş gösterir. Ancak yine de bu geçişin tam olarak genetik faktörlerden dolayı mı, yoksa aile üyelerinin aynı beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel etkinlik kalıplarını paylaşmalarından dolayı mı olduğunu kestirmek
güçtür. Tüm obezite vakalarının, yüzde 20-25 kadarının genetik faktörlere Obezitede 3 monogenik neden tam olarak tespit edilmiştir:

- MCR-4 mutasyonları (obezitenin tespit edilen en yaygın monogenik şekli)

- Leptin geni mutasyonu sonucu oluşan “doğuştan Leptin eksikliği”

- Leptin reseptörü mutasyonları

Tüm bu tespitler, obezitenin çok küçük bir yüzdesini oluşturur. Başka birçok genin mutasyonundan söz etmek olasıdır.


B-PSİKOLOJİK NEDENLERİ

- Gün içinde sık sık fakat az az yiyenler (özellikle kalorisi yüksek gıdalar),

- Gece yatmadan önce veya kalkıp yemeler ki bu özellikle bebeği olan anneler sıklıkla yaparlar,

- Bir oturuşta her öğün fazla yiyenler,

- Mutsuz evlilik veya tam tersi aşırı mutlu çiftler,

- Boşananlar,

- Askerlik hizmetini yeni bitirmiş olanlar,

- Mutsuz bir yaşam,

- Masa başında oturarak çalışıp hiç yürümek istemeyenler,

- Üniversite imtihan veya diğer yüklü imtihan dönemi öncesi.


C-HAREKETSİZ YAŞAM

Düzenli fiziksel aktivite, vücut kas kitlesini arttırır, yağ kitlesini azaltır. Kas etkinliği, vücutta enerji harcanmasını sağlayan en önemli yoldur. Gelişmiş ülkelerde daha fazla görülen sedanter yaşam tarzı, obezite insidansını doğrudan arttırmaktadır.

ÇOCUKLUKTA AŞIRI BESLENME

Çocukluk çağında kişinin ailesi tarafından aşırı beslenmeye zorlanması, obeziteye zemin oluşturur. Yeni yağ hücrelerinin oluşumu, özellikle yaşamın ilk birkaç yılında hızlıdır ve yağ depolanması arttıkça, hücrelerin sayısı da artar. Şişman çocuklarda, normal çocukların üç katı sayıda yağ hücresi bulunur. Özellikle bebeklik çağındaki aşırı beslenme, yaşam boyu şişmanlığa yol açabilir.

METABOLİZMAMIZI NASIL HIZLANDIRABİLİRİZ?

- Bezelye, süt ve peynir altı suyu proteini.

- Gün içinde en az 2–3 litre su içilmeli.

- Baharatlı yiyecekler. Özellikle kırmızı pul biber ve karabiber.

- Gün içinde hareketli bir yaşam sürmemiz.

- Haftada en az 3 gün 1 saatten az olmamak kaydıyla yürüyüş yapmak.

- Dengeli beslenme.

- Hava sıcaklığı arttığında metabolizma çalışma hızı da artar. Soğuk havalarda yavaşlar.

- Gün içinde az ve sık beslenme (3 ana öğün 3 ara öğün).

- Güne kahvaltıyla başlamak, ana yemeği öğlen yemek, akşam hafif yemek metabolizmayı hızlandırır.

- Gün içinde içilen 3 fincan Türk kahvesi veya 3 bardak filtre (şekersiz) kahve hızlandırabilir.

- Akupunktur tedavisi de metabolizma hızını artırır.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi