Değişen Sosyoloji ... - NECEF UĞURLU

Değişen Sosyoloji ...

08.11.2018 | 771 kez okundu


Değişen Sosyoloji Geldi Cihane

Çok iyi oldu Bahane 

KAYDA GEÇSİN


Son günlerde bu çağda ancak  aptal ya da cahillerin yapıp asla yakalanmayacaklarını zannettikleri ne varsa:

Saçmalık, adilik, kaynak israfı,

Milliyetçilik, dindarlık, laiklik  kamuflajlı cehalet,

Reklamın iyisi kötüsü olmaz bataklığında kendi bokuyla oynama dahil hepsini ‘Değişen Sosyolojiye‘ bağlamak modası çıktı başımıza.

İki lafın biri ‘Sosyolojik Değişim‘

Yukarıda saydığım kimi insanlık suçu, kimi sıradan uyanıklık ama özünde ne kadar adilik varsa hepsi değişen sosyolojimizdenmiş iyi mi? Biz cılkını çıkarttık demiyorlar işin içine sosyolojiyi sokuşturuyorlar.

Türlü herzeyi ye, sonra ‘Sosyolojik Değişim’e bağla.

‘Sosyolojik değişim' bilhassa ‘maddi durumu’ müsait olanlar arasında çok oluyor, onlara bağlı olarak yoksullarda yansıma, tepkime sıfır.

Sosyolojik değişimde;

Eşlerin boşandıktan sonra birbirlerinin arkalarından konuşmaları...

Eşinin mayolu resimlerini paylaşıp zindeliğinden, vücudundan övünme...

Kendi kendini meth etme...

Grip olunca serum taktırıp selfi ‘çekinmeler’ sürekli dua isteme hali…

Derken Ajda villasının satılması için dua istemesi,

Las Vegas Burning Man etkinliğinde çölde Leyla Mecnun olmalar, gündüz terleyip gece kıçı donmalar normal ve hep değişen sosyolojimiz yüzünden.

Hele bir ünlünün ismi ile İstiklal Marşı'mızı tornistan şarkı şekline getirip yeni sözlerle sosyal medyada eleştirel bir metin gibi elden ele dolaştırılması Sosyolojik Değişim’in dangalaklığının doruğu. 

Siyaset bu ‘sosyolojik değişim’e yerel yönetimlerle ayak uydurmuş durumda.

Ormanlık alana film için dekor Afrika kulübelerini kurdurmaya izin vermek bir yana sonra çöpe atmak yerine yapımcının belediyeye ‘bağışlama’sı Sosyolojik değişimin kültürü oluyor!

Longoz Ormanları orman olalı böyle cefa görmedi, Afrika olduğu yetmedi birde dekor çöplüğü oldu, bu kültür faaliyetinin halka yansıması ise; kulübelerin önünde önünde gelin damat resim çektiriyorlarmış.

Bir başka sosyolojik değişim ise; ünlüler arasında mal mülk almak için çok çalışmanın anlamsız olduğuna dair özlü sözler yumurtlayıp sosyal medyada dağıtanlar epey mal mülk edinmişler arasından çıkıyor, söylüyorum sosyolojik değişim zenginler arasında epey revaçta ve bu değişimin zenginleri  fakir görünmek istemenin ötesinde zenginlik tavsiye etmiyorlar, kısaca ‘Ey enayi sen kazanma iyi bir şey değil, hep böyle kal ama ben götüreyim’ diyorlar.

Ekonominin dar boğazında yoksulu, yettirmeye çalışanı anladığını göstermek için inanılmaz servetlerine rağmen pahalılıktan şikayet edenler çok hoş duruyor bu sosyolojide!

Badem fiatının yükselmesi, 

Sosyetik Beach’lerde satılan şişe sularını pahalı bulan zengin ünlüler değişen sosyolojimizin halkın sorunlarına duyarlı insanları oluyor, sanatçı budur!

Yoksulluk ile aptallığı aynı şey zannediyorlar böyle bir sorunları var ama zararı yok.

Değişen sosyolojide, bir sağlam Vallahi Süreyya Yalçın Hanım kaldı, bunların yanında çok daha dürüst, kadın zengin ve zengin gibi keyfince yaşıyor. İki yüzlülük yapmıyor ve yıllardır ne yapıyorsa aynı şeyi yapmaya devam ediyor.

DİZİLER ve SOSYOLOJİK DEĞİŞİM

Ve medyamızın kurt masalı, bitmeyen sorunu ve pek çok ‘Sosyolojik Değişim’in maddi manevi anahtarı, kaynağı, yol göstericisi, kutsal kasesi ‘Diziler‘ kalkmakla bitmiyorlar.

Sınırsız hayalleri olan insanımıza dizi yetişmiyor….

İnsanımız Hacı İsa diye sokak adı takacak kadar sınırsız bir hayal gücünün sahibidir ve bir sokak isminde İsa Peygamberi Müslüman ve hacı yapıverir, dünya münya vız gelir gönül insanıdırlar ve sevdiler mi kendilerine benzetmek isterler,  böyle insanlara dizi  mi dayanır!

Dizilerin hemen hepsi beğenile beğenile kalkıyor, arkalarından ‘en başarılı’ , ‘çok sevilen’   ‘beğenilen’ dizi kalkıyor şok …şok …. diye yazılıyor… Şoksuz, beğenilmediği, izlenmediği için kalkanı yok!

Değişen Sosyolojimizde mahçubiyet tamamen kalktı. Ohh bir rahat etti medyamız sormayın.  Ekranda çay, kahve içerek hatta çaya tiryakiliği üzerine dakikalarca konuşarak memleket sorunlarını tartıştırmak bir bizim TV’lere mahsus, 3 saat program yapılırsa yakında stüdyoya kebap servisi bile olabilir.

Mahçubiyet diye bir şey vardır ya, hatırlayacaksınız hediye verirken ‘Size layık değil ama...‘ alırken de ‘Mahçup ettiniz...‘  gibi cümlelerle ifade edilen bir histir, işte o tedavülden kalktı, mahçubiyetin değişen sosyolojide yeri kalmayınca bu gibi ince sözlere gerek yok.

Değişen sosyolojimizin etnisitemizle bir alakası yok, hepimiz cennet mekan Özdemir Asaf’ın mısraladığı üzre ‘aynı hızla‘ kirlendik, sahi bu nasıl oldu?  

Biz ayrılamayız bir bütünüz, biz bize benzeriz ondan mı acaba?

Bu arada sizin sülale de % kaç Alevi, % kaç Kürt, % kaç Yahudi % kaç Rum %kaç Türk ve diğer etnisiteler var tespit ettiniz mi, beğendiğinize taraf olursunuz yani sosyolojinin modası bu! 

Değişen sosyolojimizde iktidara gelmenin anahtarı olarak 'Rumeli’li olmayı görenler kadar Kürt olmayı görenlerde var, öte yandan ünlü Kürt’ler daha ziyade medya sanat alanındasiyaset umurları değil gibi sanki.

Yükselen yıldız Arap kökenli olmak ise değişen sosyolojide revaçta ama tutmadı. Değişen sosyolojide Türk olmak, her zamanki gibi çok zor olduğu için Türk’ler için değişen bir şey yok!

İşleri hep zor. Sevgi, saygı ve kaygıyla Değişen Sosyoloji Şirinliklerini Kayda Geçtik Efendim Elimizden gelen budur.

Elbette sosyoloji değişir de bunlarla ne alakası var….

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!