Dilsiz ve Çok Konuşan Şeytanlar - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlarDilsiz ve Çok Konuşan Şeytanlar

Dilsiz ve Çok Konuşan Şeytanlar

14.05.2019 | 167 kez okundu


KAYDA GEÇSİN

Çok tuhaf bir azınlık tarafından oraya buraya çekiştiriliyoruz diye yaza yaza kaçıncı yaz geldi!

Bunu yabancı istihbaratların oyunu olarak görenler tamamen haksız olmasalarda yıkanan beyinler % 100 yerl !

Ve şimdi o güzelim beyinler ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ demeyi pek sevdi.

Bir zamanlar ‘Beyaz Türk’ sözleri olmadan cümle kurulmazdı.

Ahh o bizim en güzel sloganımızdı, ezilen, itilip dürtülenlerin.

Biz ‘Zenciymişik’ mahsuscuktan onlar ‘Beyaz Türk’  işin komiği bu sloganda dar çevrenin bir  marifetiydi , uyduruk bir baş kaldırı, isyan, romantizm, hatta kimileri için fikir özgürlüğü bağlamında çok tutuldu.

Artık unutuldu, çoktan tedavülden kalktı. Zenciler Beyaz oldular!

Şimdi ise Sayın Kılıçdaroğlu’nun da sıkça tekrar ettiği ‘Konuşmayan dilsiz şeytan’dır sözleri var ve bu sözler malum 1986 Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’in sözleridir.

Auschwich Temerküz Kampından sağ kurtulmayı başarmış, A- 7713 numaralı Auschwich mahkumu  Prof. Elie Wiesel, aktivist, 50’yi aşkın kitabın yazarı Romanya’dan ailesi ile birlikte toplama kampına götürülmüş, aileden kurtulanlar da var ölenler de, o korkunç deneyimde susanları ondan daha iyi kim bilebilir ki? Cennet mekan olsun.

Elie Wiesel’in ‘Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.’ sözlerinin devamı da şöyle gelir: ‘Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat, itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.’

İşte asıl bu satırlar çok önemli.

Ne var ki, bizim sorunumuz konuşmayan dilsiz şeytanlardan ibaret değil, bir de sabahtan akşama  abuk sabuk konuşan şeytanlar var, her konuşan da melek değil yani.

Ve öyle laflar ediyorlar ki insan susanı acaba daha mı iyi diye geçiriyor içinden.

Bir de dilsiz şeytanın konuşturduğu şeytanlar en fenaları .

Dahası  çıkarları gereği susmuş susmuş, şimdi konuşur gibi yapan şeytanları ne yapacağız veya  herkesten fazla car car konuşanı ama ne diyeceğini bilemeyenini, yahu hangisiyle uğraşacağız?   Neyse, Her Şey Güzel Olacak.

Böylesi baskın, taşkın, ukala, kabiliyetsiz, ortalama zekası 80 -90 civarı kutsanmışlar bize düştü yahu.  

Olsun Her Şey Güzel Olacak, oğlum böyle diyor.

Kafayı sıyırmış konuşma maratonunda bir azınlık ekranlarda birbirleriyle yarış halinde amip gibi çoğalıyorlar.

Olsun Her Şey Güzel Olacak, oğlum öyle diyor.

Afrika’da bile görülmedi böylesi azınlık neticede Apartheid, siyahilere yönelik uygulanan beyaz milliyetçiliğine verilen bir sistemin adı, buradakilerin ise ne bok olduğu belli bile değil.

Bunların ırkı para. Ama biliyoruz ki Her Şey Güzel Olacak! Gelinim de öyle diyor, karı koca ağız birliği yapmışlar.

Ortada siyah yok, dertli olan ‘Beyaz’ ve kendi içinden ‘Beyaz Türk‘ adı takılan ve bana kalırsa kendilerini önemsetmek, diğer beyazları ürkütmek için dar çevrenin icat ettikleri bir deyiş, yine kendi aralarında bir düzenleme bu zırvayla kaç senedir idare ediyoruz.

Sabır, Her Şey Güzel Olacak, oğlum ısrarlı sabah akşam telefon açıp tekrar ediyor, o kapatıyor gelinim devam ediyor.

Olsun Her Şey Güzel Olacak.

Bu vatan senindi benimdi diye koca adamlar, kadınlar vatanı çekiştire çekiştire kimin elinde kalırsa   parçası benden çamaşır ipine çevirdiler.

Artık vatan sevgisini anasına duyduğu sevgiye tercih ettiğini söyleyen üstün zekalar bile çıktı.

Ne alakası var, anana sevgi niye vatan sevgisiyle çelişsin annen vatan haini değilse tabi, tosbiş.

Bir şeyi severken öbürünü boklamadan edemeyen seçme saksılarda bizde.

Önemli değil, her şey güzel olacak .

Elbette ekranlarda her saniyenin hakkını veren değerli insanlarda var, Merdan Yanardağ, açık net bilgilendirici bir gazeteci, yanında onun ciddiyetini biraz kırmak için olsa gerek sakalı yüzünden  memleketi ayağa kaldıran Emre Kongar çilek rengi ceketiyle Merdan Bey’e laf bırakırsa tabii.

Ve Can Ataklı en zor olanı yapıyor, çok uzun bir programa izleyiciye az geldi dedirtecek kadar zeki bir muhalefet yapıyor.

Muhalefetimiz ise kazandığı seçimi terk edip yenisine razı ve destek için ‘Her Şey çok güzel olacak‘ diye bağıran bir çocuğun arkasına sıraya dizdi muhalifleri bağırttıyor. Olsun, Her Şey Güzel Olacak.

Desen kabahat, demesen daha büyük kabahat.

Milleti bir masal arkasından Çirkin Böcekten kelebeğe dönüşmeyi bekler hale getirdiler.

Ben artık bu kadar sık seçimler, PR kampanyalarından servet elde eden, anketçi, banketçi, PR’cı lardan medet ummaya başladım demokrasi getirmeleri için, her gece bir kanaldalar zaten.

Tamam güzel şeyler olmuyor değil, mesela yazar Beşir Ayvazoğlu geçenlerde Ramazan münasabetiyle herhalde yemek kültürü faslından Güllaç tarif etti, araya bademler, fıstıklar filan döşedi, herhalde yemek programı yapacak, edebi iddiası olan bir yazarın bir nevi televizyonların jandarması olarak ifade edilen RTÜk üyesi olmasından çok daha mantıklı, eh Nusret’e bir rakip şart  Beşir Bey’den iyi ‘Literary Chef‘ bulunur mu.

Yepyeni bir kanalda programlarına devam eden Cengiz Semercioğlu ve Seren Serengil’in    programında ise Cengiz Semercioğlu Seren Serengil’e Stelyo Pipis’in annesinin selamını söyledi, Seren kendisiyle tanışmazmış ama selamı aldı bu nasıl güzel bir davranıştır, tanımadığından selam almak vermek böyle barışçıl magazin hepsine örnek olsun. Her Şey Güzel Oluyor bile.

Canım Fenerbahçe ise 10. Sıraya düştü, Ramazanda ekranda karşımda Acun, Cem Yılmaz ve Başkan Ali Koç.

Keşkül’ü  fukara yani “Yoksul çanağı”na para topladılar. Mevlevi tarikatında, el açmak (dilenmek) yasaklandığından, Mevlevi dervişleri sunulan niyazı (Nezîr-Hediye), Hak’tan bilerek kabul ederlermiş. Yolculuk sırasında aldıkları bu niyazları gittikleri yere yardım olarak götürürlermiş. 

İnsan üzülüyor tabii Fenerbahçe'nin şu haline ama Her Şey Çok Güzel Olacak, oğlum da söylüyor.  Lakin Fenerbahçe ne olacak?

Her Şey Güzel Olacak, ama nasıl olacak.

Saygıyla Kayda Geçsin Efendim

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!