Elbirliğiyle Yaptılar - NECEF UĞURLU

Elbirliğiyle Yaptılar

03.03.2017 | 446 kez okundu


Malum ‘elbirliği’ ortaklaşa bir emeğin adıdır, birlikte çaba demektir.

Başta medyayı ve genelde halimizi resmetmeye başka kelime bulamadım, adını ‘elbirliğiyle’ koydum.

Maaşallah medyamızın ‘elbirliğiyle’ başat rol oynadığı vasat altının vasat üstünü tepelediği bir insanlık halini aldık.

Kadınları erotik bir proje haline getirme erkeklerin elbirliğiyle, kardeşliğiyle medya, televizyonlar aracılığıyla mümkün oldu. Lazım elemandılar.

Sonra Soma faciasına Prada çanta ile kim gidecek, bodrumda sütyensiz, sabah donla denize girerken kim yakalanacak, değil mi efendim!

Başta Medyanın Şefi sosyolog kökenli ve 1968 hareketinin artık nereden niçin geldiği gazının yaşlı elemanları enerjilerini sendikal hakları için kullansalardı belki basın, medya bu gün yaşanan diğer facialar yaşanmazdı.

EN BÜYÜK BAŞARILARI REZİL OLMAK

Öncelikle en büyük başarıları Türkiye gerçekleriyle gündemi biraraya getirmemek oldu.

Kah solcu, kah sosyalist, kah evrimci, kah devrimci, kah sağcı, kah muhafazar, kah liberal ve sonunda sağlam rezil oldular, kendi bilecekleri iş de bizi de dünyaya rezil ettiler.

Sonuç: İlgi alanımdan olsun örnek haddimi bilirim, Astana Operası Mezzo kanalında yerini aldı, bizde ise Yekta Hanım Uçan Hollandalı’yı sahneleyip Hollanda’da performansa götürdü diye bir sevinç bir sevinç! Hele dans gurupları, hele, hele neyse.

Şimdilerde ise ‘Çocuklar Duymasın’dan Nejat Birecik vekaleten Devlet Tiyatrosunu duman pardon idare ediyor!

Operanın sağ kalanlarına ne olacak en ufak fikrim yok.

Kime vekalet ediyor diye soracak olursanız işte bu ‘elbirlikçilere’ hiç faturayı sadece Ak Parti’ye çıkarmalarına izin vermeyin.

Elbirliği olmadan zaten gözümüzün önünde bu kadar sahalara s….. ış olamazdı.

BALON ÇEKMİYOR BU AĞIRLIĞI

Medya eliyle nasıl da ikna oldular kadınlı erkekli çok iyi iş yaptıklarına bir vehme kurban ettiler hepimizi … elbirliğiyle ikna ettiler şarkı söyleyebildiklerine, gazetecilik yaptıklarına bir başına yapamazlardı, sizi gidi medya! Aralarından ‘duayenler’ bile çıkardılar!

Birbirlerine ödüller vere, sinemaları kapata, Pirüs zaferi uzmanı oldu hepsi şimdi manyak gibi kendilerini meth ediyorlar ekran buldular mı.

Ama öte yandan birbirlerini hafiften satıştalar gibi sanki…

Uçurdukları balonun içinde sağ kalıp çakılmamak için bazıları atılacak kaçınılmaz olarak, balon çekmiyor artık.

ATATÜRKÇÜ’ymüşler..

Arada ‘Atatürkçü’ oldukları imaları içeren instagram, tweetlerde filan müthiş!

Ama aynı zamanda mandacı Halide Hanım kahramanları, bir koltukta sekiz, 10 karpuz taşıyorlar!

14 yıldır Atatürk, devrimleri sevginizi içinize mi attınız.

Aynı zamanda nankörsünüzde 14 yıldır ne istedinizde almadınız ve sizin yüzünüzden bu hale geldik kabiliyetsizler.

Negatif seleksiyonun adı ne zamandan beri Atatürk’çülük oldu.

Saniyen siz ne Atatürk’ü, ne Abdülhamid’i sevebilirsiniz, kahramanlar öykülerde filimlerde yerlerini alırlar onu hiç beceremiyorsunuz, hiç birine sizden hayır yok, Abdülhamid önüne koyduğunuz tomruğu rendeleyip durdu!

Ha birde büyük laflar edenler var, teknoloji satacakmışız, peki olsun dükkan sizin de olmayınca nasıl olacak bu satış, pardon siz olmayanı satmakta üstadsınız onuda yaparsanız dünya zaten şaaakkk diye düşüp bayılır.

TASFİYE Mİ?

Şimdi bunlar bir bir tasfiye olurlarken veya gibi yapılırken, çünkü her görevinden alınan başka yerde devam ediyor, kendileri için üzülmemizi beklemiyorlar herhalde, hepsi dışarda ‘mağdurlar’ , biz içeridekilere üzüleceğiz.

Bu ne medyaymış, nelere kadirmiş!
Bu medyaya:
Sekreter giren şarkıcı, gazeteci
İç çamaşırı mankeni giren feylezof, kitap yazarı, oyuncu, şarkıcı çıktı.

Hemşireden ahçı,
Otçudan, ebegümeci toplayandan şifacı,
Kendi halinde ilahiyatçıdan akıl sorulan mesih,
Kabzımaldan spor bilirkişisi,
Kimya mühendisinden halkla ilişkilerci,
Renk özürlüden ressam,
Jinekologtan müzikolog,
Acil servis doktorundan tenor,
Papağandan oyuncu
Üfürükten tayyare şarkı sözleriyle ‘ozan’ lar çıkarttılar.

Cinsel tercihlere bile saygı gösterilmeyen bir medya düşünün eşcinselden zorla aile babası, genç kızdan erkek yarattılar.

Evlendirmeyen evlenme programi, olmayan kültürden kültür ekleri, programları ‘ben havucu koydum mu‘ diye konuğuna soran ahçı müsveddesinden yemek programı bile yaptılar.

Herşeyin bu kadar taponu az biraraya gelir.

Bu kadar asıl işi olmayanlar nasıl bir araya geldi diye sorarsanız bu sorunun cevabını bilemem, tam bir manyak işi.

Kukla sever bir akıl yaptı, belki mecburdu bu kısım beni aşar da temizlemek bize düşüyor, peki boynum kıldan incedir bu ülke için gerekirse lağımı temizleriz.

Şimdi ülkenin Beka’sı için her gece nutuk dinliyoruz fakat atanlar daha ‘Beka’ sözünü doğru vurgulayamıyor , ‘a’ harfi kısa , ‘beka’ ‘kaka’ daki ‘a’ gibi vurgulanmaz ki kardeşim!

KABUL ETTİK

Bütün bunları insanlara kabul ettirdiler, pes ettirdiler ama şimdi sıkıntılı ve aynı anda sabırlı olmakla ünlü halkımız fena daraldı ve tepesi attı.

Baskı var, edepsizlik var, her Allahın günü insanlara önermede bulunan hukuk yerine bir nevi linç teklifi olan ‘yaşayan ölü’ olarak cezalandırmalarını isteyerek insanlık suçundan vaz geçmeyen akıllar var ama halkta korku morku yok.

KORKU MORKU KALMADI

Millet hiç bu kadar korkusuz olmadı, çağın iletişimini mükemmel kullanıyor hemde bastırılmış mizahı doğru yerine koyarak.

Seçim, referendum sandıkları Recep İvedik box office mantığıyla yönetilebilir mi göreceğiz. Hani bütün salonları kapatıp ‘en yosun, en birinci‘ olma mantığı!

KILIÇDAROĞLU NE YAPIYOR

Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu bütün bu olan bitenin maalaesef hem parçası hem kurbanı olmuş partisiyle hiç olmazsa artık meydan okuyor , büyük bir itirazın parçası olarak fark yaratıyor .

Türkiye’nin her dalda birikimli, değerli, kalbi ülkesi için çarpan, pek çok haksızlığa göğüs geren vasat üstü insanlarına umut olmaya çalışıyorsa fena mı yapıyor?

HADİ BUYRUN KEMAL BEYİN KARŞISINA

Televizyonlarda karşısına çıkılamıyor.

Birde komedinin büyüğü Ali Saydam Külliye’e organizasyonlarından vakit bulduğu zamanlarda ekranlardan Kemal Bey’e kendi taktığı kırmızı gravatını örnek vererek iletişim dersi veriyor!

Çok yaşayın emi Ali Saydam, sizin nasihatları ‘mevkidaşlar’ınız kullanmıyor bir sıkıntı var galiba!

Kırmızı Gravat dikkat çekerde, sizin durumunuzda göbeğinize çekmişti dikkati o gece!

Dersim’li Kemal, Sivas’lı İlhan , Antalya’lı Deniz, Iğdır’lı Sinan, Bayburt’un köyünden Namık Kemal, İzmit’li Meral, Karadenizden Volkan, Kars’lı Barişlar, Yalova’dan Muharrem, neredeyse kolunda serumu Yaşar , Gaziantep’den Doğu, bu ülkenin yetiştirdiği nice değerli sivilleri generalleriyle biz, hepimiz şimdi gökkuşağımızı oluşturuyoruz sabırla, sevgiyle ve bu gökkuşağının altından geçen herşey güzele, liyakata, ahlaka değişecektir.

NASRETTİN HOCA’NIN HANIMINA DÖNDÜLER

Artık her seçim öncesi geleneksel hale gelen ‘Doğan Medya’ sorunsalı da çok can sıktı, bu sefer referanduma denk geldiler.

‘Ertuğrul kalacak mı’ , ‘Sedat gitti , Fikret geldi ‘ ‘ Cengiz ve Selim ne olacak’ ‘Patron İngiltere’de görüldü ‘ ‘Arzuhan dedi ki, Vuslat ne dedi‘ filan artık hakikaten çok sıktı.

Nasrettin Hocanın eşinin ‘Bey kime görüneyim , kime görünmeyeyim?’ sorusuna verdiği cevaba döndüler : ‘Hanım bana görünmede kime görünürsen görün‘.

Biz sabırla gökkuşağımızda her renkte birleşiyoruz ve her rengimiz birleşince Cumhuriyetimizin rengine kesiyor , dönüşüyor her şey umuda güzele!

Gerisi boş, aldırma gönül diyoruz ve dikkat çekmek için oluşturulan gündemlere hiiiç aldırmıyoruz.

‘Elbirliği’nin ne olduğunu gördük, kim olduklarını ve nelere mal olduklarını biliyoruz artık. Yemezler, bu duruma evet demezler.

Sevgiyle Kayda Geçiyoruz.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Yasemin Kutsi
Ratingler için tıklayınız!