‘Eşşoğlueşşekler‘ ve Kemal Sunal - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlar‘Eşşoğlueşşekler‘ ve Kemal Sunal

‘Eşşoğlueşşekler‘ ve Kemal Sunal

11.08.2018 | 588 kez okundu


KAYDA GEÇSİN

Bir filmin, bir aktörün, yönetmenin, sinema sanatının eleştiriye açık olmaması mümkün mü?

Rahmetli Kemal Sunal gibi bir fenomenin izahı, var oluş sebebi her fenomen gibi pek çok yönden incelenebilir.

Kendimizle, gariban, cahil halimizle dalga geçmenin yolunu açtı bence en büyük özelliği buydu.

Kızdı ve samimiyetle küfür etti, ‘Eşşeoğlueşşekler’ i öyle kalpten söyledi ki bir sözcük büyük bir isyan, başkaldırının yerine geçti ve onu var etti.

Şimdi sağ olsaydı belki kendisini eleştirenlere ve eleştirtmeyenlere verecek de cevabı belki bu olurdu ‘Eşşoğlueşşekler‘

Filmlerindeki bu cümleden potbori bile yapmışlar bir arkadaş klibini hazırlamış.

Filmlerinin olmazsa olmazıydı ‘Eşşoğlueşşekler’ sözcüğü.

Filmleri, sanatçıları eleştirmek kimsenin itibarını zedelemez, milli duygulara filan da aykırı değildir  ama eleştirtmemek, yasaklar koymak, bir sanatçıyı, dokunulmaz tabu ilan etmeye faşizm denir ve Kemal Sunal’ın hatırasına yapılacak en büyük hakarettir.

Fransa’da Fernandel, Louis De Funes’i, İtalya’da Toto’yu sevenler olduğu gibi ki dünya çapındalar,  sevmeyenler sinemasını eleştirenler var diye kıyamet kopmuyor, bizde Kemal Sunal üzerinden başlatılan, filmleriyle ilgili sanatsal analizler, anlamlandırmalar, bitiştirmelerin bazıları yazanlara yakışmıyor, hakikaten sanat ve kültür yumuşak karnımız dedirtiyor.

Sevmeyen ölsün, sevmeyenler şer odaklarıdır tarzı paylaşımlar yapıp, sonra korkudan kaldıran anlı şanlılar da var! Utanın diyeceğim sicilli (müseccel) utanmazlar.

Sanat yapıtlarını beğenmek kadar eleştirmek işin doğasında vardır.

Sanat eleştirisini sanatçının kişiliğine karşı hakaret  saymak ise olacak iş değil, çok kıymetli sanatkarlar arasında insan olarak berbat olanlar olabileceği  gibi çok iyi insan olup  yetenekleri kısıtlı olanlarda vardır.

Sanatın birbirine laf ettirmeyen, edeni hacamat eden sanat çeteleriyle ve bu dayanışmada saf sıklaştıran dar menfaat çevreleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur, Cennet Mekan olsun Kemal Bey'in de olduğu düşünülemez.

Cumhuriyetimizin değerlerine saldırganlığın arttığı bir zamanda manasız bağnazlığın karşısında  elbette öfkeleniyoruz ama yanlış duaya amin demek aslında bakışları farkı olmayan sadece  durdukları yer farklı dar çevrenin ekmeğine yağ sürmektir.

Aynı kaba …….maktadırlar.

Rahmetli Kemal Bey'in bunlarla sosyal yaşamında gördüğümüz kadarıyla hiç bir benzerliğide yoktu.  

Mütevazi, çok okuyan, malı mülkü ile övünmeyen gece hayatı, skandallarla işi olmayan sadece filmleriyle gündem olmayı başaran, sevgili eşi ve ailesiyle ‘ortalarda’ görünmekten sakınan bir insandı.

Kendi arzusuyla benim evimde ilk ve son görüşmemizde arayış içindeydi ve o meşum yolculuğa çıkmadan bir iki gün önceydi, dönüşünde ciddi biçimde değerlendirme yapmak için sözleştik,  kısmet değilmiş.

Şimdi onu bir bölünmenin parçası yapıp, instagram paylaşımlarının ham hamasetine odak haline getirmeleri üzüntü verici.

Tarkan’ın buradan ahirete yetişip Rahmetliyi ‘Sen üzülme‘ diye teselli etmesi ne demek oluyor yahu!

"Sen üzülme sevgili Kemal Sunal. Arkanda seni çok seven bir millet var. Bize dayadığın o sırtın hiçbir zaman yere gelmez. Adına ve sana olan sevgimize toz kondurmayız biz."

‘Biz’ kimler oluyor açıklarsa çok iyi olur Tarkan Bey bizde bilelim,

Kemal Sunal dayamış sırtını! Haydaa bir örgüt filan mı?

Ne saçmalamaktır ve büyük laflardır ve sanki Cemile Bayraktar "Sunal elbette bizim markamız, değerli, rahmet olsun ancak bu ülkeye zihinsel anlamda yapılmış büyük bir kötülük. Bu filmler resmen insanın zekâsına hakaret. Linç için hazırım ama doğrusu bu, beğenmeseniz de" sözlerini Tarkan bunları yazsın diye mi söylemiş ne!

Açalım biraz Cemile hanım kızdırmak istiyor ve linç bekliyor, kendisini arzusunu yerine getirerek mutlu ettiler.

Diğer tarafta bol hamasetle döktü içini rahat etti Tarkan ve ‘Biz’ in ileri gelen sözcüsü herhalde, oynama şıkıdım bir durum.

Alan razı satan razı olan arada Kemal Sunal’a oluyor.

Bu gibi durumlarda Ertugrul Özkök’ün yok sayma taktiğini gelde arama!

Birbirine karşı gibi görünenlerin birbirlerinin aynısı olması sorun, bu yüzden sanat ve kültür çok problemli bir alanımızdır.

Kemal Sunal ciddi bir sanatsal tartışmaya vesile olacak bir fenomendir, gerisi hakikaten rezalet düzeyde içine atlayanın kafasını kıracak sığlıkta tartışmalar.

Hele Kabataş gibi yüzyılın ‘nifak’ı o berbat senaryoyu insan zekasına hakaret  görmeyip Kemal  Sunal filmlerinde  ‘zekaya hakaret’ unsuru arayınca olmuyor tabiii… Ama kırmayıp cevap verdiler.

Kemal Sunal filmlerini, Tombişin ve Uyanık Bücürün filmlerini izleyenler kimlere oy veriyor acaba oylarını ‘zekaya hakaret’ kabul edip reddeden yok!

Cennet mekan Aziz Nesin ne diyor ‘Şirketlerde yüzde 51 hisseyi elinde tutan egemendir. Bunu kabul eden bir millet, yüzde 60’ı enayi olan bir millet için aynı kanıyı kabul etmeli.‘

Hemen arkasından gelen ‘77 yaşındasınız. Bu duyguları taşımanızda nasıl bir mizah unsuru buluyorsunuz?‘ sorusuna verdiği yanıt ise mizahın acı, derin bir iş olduğunun taç beyiti adeta:

"Bir annenin çocuğu geri zekâlı olsa ne yapar, hayatını ona adar. Ben de aynısını yapıyorum işte." diyor Aziz Nesin, müthiş bir zeka ve aydın ve o da bizden!

16 senelik AKP iktidarında tek bir saniye boş kalmayıp servet sahibi olup şimdi niye teessüflerini bildirdiklerini anlamadıklarımız, mutsuzluk deklerasyonları yayınlayan gizli AKP’lilerin ikiyüzlülüğüyle uğraşmak yerine Cemile Hanımla mı uğraşacağız yahu…

Saygıyla Kayda Geçsin; elimizen Gelen Budur.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!