KADINCA HABERLERİ

Estetikte sık karıştırılan uygulamalar

Estetikte sık karıştırılan uygulamalar

Bazı teknik işlem isimleri sık duysak da hala bize yabancı ve oldukça da kolay karıştırılabiliyor.

Akşam'dan Prof. Dr. Reha Yavuzer'in yazısı...

Estetik uygulamalar hızla artıyor. Uygulamaların bir kısmı artık hepimiz tarafından kullanıldığı için tanıdık. Botoks örneğin, kasların daha yavaş çalışarak kırışıklıkların azalmasında faydalı olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde dolgularında da iyi ve kötü örnekleri ile nasıl kullanıldıklarını görüyoruz. Ancak bazı teknik işlem isimleri sık duysak da hala bize yabancı ve oldukça da kolay karıştırılabiliyor. PRP, Fibroblast kültürü ve kök hücre bunların başında yer alan uygulamalar.

PRP

Kanımızın yüzde 93’ünü alyuvarlar (dokulara oksijen taşıyan hücreler) yüzde 6’sını alyuvarlar (savunma hücreleri) yüzde 1’ni ise pıhtılaşma hücreleri ve plazma meydana getirir. Pıhtılaşma hücrelerinin içindeki büyüme faktörleri iyileşmede kritik rol oynar. PRP elde etmek için öncelikle kişinin kanı alınır. Bu iş için özel hazırlanmış kimyasallar ve kitler ile santrifüj edilerek kanın pıhtılaşma hücreleri ayrıştırılarak içinde yer alan büyüme faktörleri toplanır. Hazırlama süresi yaklaşık 15-20’dakikadır. Bu toplanan büyüme faktörleri istenilen bölgeye enjekte edilir. Sıklıkla 3-6 seans olarak uygulama önerilen PRP aslında diş eti tedavilerinde, kas ve kemik hasarlarının onarımında, eklem yaralanmalarında, iyileşme güçlüğü gösteren yaraların iyileşmesinin hızlandırılmasında uzun zamandan beri tercih edilir. Yüz gençleştirmede faydaları çok net gösterilememekle beraber çok sık tercih edilen bir uygulama olarak kişinin kendi kanındaki büyüme faktörlerinin adeta yoğunlaştırılarak verilmesiyle deri kalitesinde artış, ince kırışıklıklarda azalma hedeflenir. PRP de başarıyı kandaki pıhtılaşma hücre sayısı ve içeriği, kullanılan kit ve kimyasallar ve uygulama yapılan bireyin verdiği metabolik cevap belirler.

Fibroblast Kültürü

PRP ile çok karışan fibroblast kültüründe deriden alınan fibroblast hücreleri yine kişiden alınan kandaki büyüme faktörleriyle çoğaltılır. Kolajen üretiminden ana sorumlu hücreler olan fibroblast hücreleri tüm derimizde yaygın olarak bulunur. Sıklıkla kulak arkasından küçük bir deri adacığı alınır, eş zamanlı olarak kişiden kan da alınır. Bu iki numune gerekli koşullarda çoğaltma işlemin yapacak özel laboratuvara gönderilir. Yaklaşık 4 haftalık bir zaman içerisinde çoğaltılabilen fibroblast hücreleri enjekte edilebilir bir miktara ulaşır. Üç kez yapılan uygulama sıklıkla 3-5 hafta aralıklarla gerçekleştirilir. Yüz gençleştirmede yıpranma sürecini yavaşlatmak amacıyla kullanılan fibroblast kültürü kök hücre olarak anılsa da aslında uygulama kök hücre uygulaması değildir. Bu uygulama asla bir ameliyat gerginliği sağlamaz, yüz germe ameliyatı yerine geçmez. Zaman zaman kişiler geçirdikleri ameliyatı gizleyebilmek amacıyla sadece fibroblast kültürü ile gergin bir sonuç elde ettiklerini belirtseler de bu gerçeği tam yansıtmamaktadır. Fibroblast kültürü ile yaşlanmada yavaşlama, deri kalitesinde artış ve ince kırışıklıklarda düzelme meydana gelir.

Kök Hücre

Kök hücre uygulamaları plastik cerrahide giderek artan miktarda yapılmakta. Yağ dokusunun bu kök hücrelerle zenginleştirilerek verilmesi hem dolgu etkisi hem de doku kalitesinde artış sağlamakta. Bu işlemde hastadan yağ dokusu liposuction le alınır. Ardından yağın bir kısmı çeşitli ayrıştırma işlemlerinden geçirilerek içerisindeki kök hücreler toplanır. Ve bu kök hücreler onarılmak istenilen bölgeye verilir. Bu işlem 2 saat civarında sürer. İnce kırışıklıklar, deri kalitesinde artış gibi yöntemler için ileriki yıllarda çok sık kullanılacak.

Prof. Dr. Reha Yavuzer / Akşam Gazetesi
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi