Feryadım Kayda Geçsin - NECEF UĞURLU

Feryadım Kayda Geçsin

17.01.2018 | 370 kez okundu


‘Önüne ne konulursa yiyeceksin‘ diyen bir çocuk terbiye sisteminin ürünü bir nesil ‘nimet’ diye  önüne konanı sevsin sevmesin itirazsız öğüre öğüre yiye yiye büyüdüğünde ne hale geldi.

Yeryüzünün sonsuz nimetlerinden söz etmiyorum, çocukken önümüze konan her şeyi yeme mecburiyeti kastım.

Bence  başımıza gelen her melanetin başlangıcı, geri kalmamızın nedeni budur.

Çocuklara zorlan istemedikleri yemekleri tıkıştıra tıkıştıra yedirmek marifet sayıldı, yanakta yemek biriktirmeyen var mı aramızda?

Birde yedirenlerin söylenmesi cabası, ‘Çok zor yiyor. Tıkıştırmaktan hal oluyorum‘ , ‘Bu bitecek, o kadar‘ ….

Sapları iyi pişmemiş ıspanak, katır kutur kereviz, fazla pişmiş sümüğe dönmüş bamya yiyen çocuk iyi mi oluyor vatana millet?

Seçme hakkı iyi beslenme kurallarıyla mümkün iken neydi bu cefa çocuklara çektirilen.

Seçme hakkı daha çocukken darbe alan insanlar için demokrasi talebi, alışkanlığı mümkün mü  daha çocukluğundan ağız tadına tövbe ettirilen çocuklar cehenneminde. Tövbeler olsun aç gez daha iyi boktan yemekleri yiyeceğine.

Iyi kötü, Allah ne verdiyse sevdiği yemekleri yemekten daha çocukluğunda men edilenler  başka tadları denemeye hazır olabilir mi, en hazini de hani beterinden iyidir diye birleştiğimiz ‘Köfte, Pilav, Patates kızarması‘ndan öte tadlara yol alamamak .

Çok sevdiğim bir arkadaşım yurtdışı masterlı oğlunun düğününde menüye koydu köfte, pilav çocuk kendi düğününde sevdiği yemeği yesin diye.

Yemek programlarının bu sebeple demokrasiye faydası çoktur, oğlanlar hiç olmazsa bu programları izleye izleye yemek öğrenen eşlerinden görürler diyeceğim o işinde boku çıktı, yemek programı yapmayan kalmadı, kime para kazandırılacaksa acele yemek programı konuluyor, dizi araları boşluk kalmasın hesabı. Elbette yemek pişirmenin felsefesini bilen değerli ahçılarımızı hariç.

Kafa  yorulmamış, yeni tadları keşfetmeyen sos kültürü olmayan menüler zengin olunca mangal önünde duman tüttüren pirzolada zenginliğin tadını çıkarıyor sadece.

‘Önüne Konanı Ye‘  mottosu olan bir toplumdan, siyaset, liderler ne bekler adamlara ne kızıyoruz.

‘Önüne konanı ye‘  yanlız yemekte mi, hayır. Yemekte çocuktan başlayan bir alışkanlık.

Bu filme güleceksin, o kadar.

Yenisi çıkıyor ona da güleceksin.

Silikon dudaklı güzelliği takdir edeceksin.

Kıkırdaksız neşter hatası burunların aynısını güzellik olarak kabul edeceksin.

Aile, estetik, mimari kavramlarını magazine programı allameleri önüne ne koyarsa yiyeceksin.

Piyasaya çıkarılan yazarı yazar olmayan kitaplara, dizilere, filmlere bakın, dön dolaş aynı mottoya geliyoruz önümüze konuluyor ve yememiz isteniyor.

Bir filmi yıllar sonra yens yorumla yeniden çekmek değil kastım, daha üç gün önce yayınlanmış  kendi dizilerini taklit edip yandan  yemişini yeniden yapıp tutmayınca apışıp kalanlar mı istersiniz,

Yurt dışında  geçen yıl gösterime girmiş filmi Türkçe versiyonu ile çekip üzerinden entelektüel bakış sağmaya kalkanı mı,

Hadi bir tadına bakalım bizde misali vampir dizisi  çekiliyormuş hayırlı olsun, Haa birde kötü dadı filimleri episodları da ilham olmuş anlaşılan, indirin tepeden memleketin hayrınadır mı diyeyim.

Entelektüelizm ise sinema üzerinden ‘Turşu’ tartışıyor, Negehan Alçı Münir Özkül’un filmlerdeki  ‘usta’ rollerini kadın düşmanı ilan ederken bula bula Turşucuyu buldu kadın düşmanı ilan edecek  memlekette, çok yaşa emi.

Oscar aday adaylığına geçmişteki her Oscar aday adayı gibi  kendinden emin büyük laflarla gidip her zamanki gibi hüsrana uğrayan büyük beklentiler içindeki Ayla filmi’nin yapımcısı Oscar’a aday adayı seçicilerini mahkemeye veriyormuş inşaallah haber doğru değildir, tam bir zavallılık!  Sinemamız döndü dolaştı ‘Müslümanız , Türk’üz Ya bize haksızlık edildi’ye geldi.

Fatih Akın’ın hem de konusu ırkçılık, ayrımcılık  olan filmi aday adayı oldu, ee şimdi ne olacak? 

Peki kardeşim aklınıza hiç sizden daha iyi filmler olma ihtimali ve yaptığınız filmin niye, neyi anlattığı noktasında zafiyeti gelmiyor mu?

‘Almanya’dan girseydik bizde finale kalırdık‘ diyenler bile çıkabilir, bunlara laf yetiştirmeye imkan yok, bende yazıyorum hala, manyak mıyım ne?

Ey yanaklarında yemek biriktiren ülkemin bir zamanlarının ızdırap çocukları artık büyüdük ve ızdırabımız hala devam ediyor buna bir son verilmeli.

‘Dünya Yetenek Derecelendirmesi (World Talent Ranking) Raporu’nda Türkiye 5 senede 11 sıra gerileyerek 63 ülke içinde 53’üncü oldu.‘ haberi düştü. 'BM Kalkınma Programı eski Müdürü Ekonomist Bartul Soral’ın Twitter hesabından paylaştığı tablo içler acısı durumu gösteriyor.’ diyor Odatv’de okuduğum haber.

Peki 80 milyon yeteneksiz olabilir mi, olamaz. Sadece yeteneksizlerin çetesinin eline düşmüş inliyor olabilir.

Sayın  Cumhurbaşkanı, Muhalefet Liderlerimiz, Medya Patronları, kanaat önderlerimiz biriktirecek yer kalmadı yanaklarımızda tükürün şunları kurtulalım artık, Allah Aşkına ne diyeyim aç değil açık değiller zaten ülke kaybettikçe onlar kazandı.

KAYDA geçirelim feryadımızı elimizden gelen budur.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!