RÖPORTAJ HABERLERİ

Gülşen: "Süt vermek, zırh giymek gibi"

Gülşen:

Oğlunu anne sütüyle besleyen ve yoğun çalışma temposuna rağmen emzirmekten vazgeçmeyen Gülşen, hem emzirmenin önemini hem de bebeğiyle kurduğu ilişkiyi anlattı.

Hürriyet'ten Sibel Bağcı Uzun'un röportajı...

“Anne olunca anlarsın” sözü sizin için de geçerli oldu mu? Azur Benan ile birlikte hayatınızda neler değişti?


- Hamilelikte çok güzelleştiğimi söylediler. Ben de “oğlumun güzelliği” diyordum hep.
Yani o hep beni güzelleştirdi, bana iyilik kattı, farklı düşünmemi sağladı. Çocuğum benim hayatımda yeni bir sayfa açtı, dönüşüm yarattı. Mesela daha fazla empati yapmama neden oldu. Eskiden bir kere düşünürken şimdi belki 10 kere düşünüyorum.

Genelde adil ve adaletli bir insandım ama şimdi “çok daha adil nasıl olunur” benim için çok önemli bir konu.

Benim bilerek birini üzmüş ve kırmış olma ihtimalim yok. Ama birinin aynı şeyi çocuğuma yapmasını istemediğim için birini kırmamak, yanlış anlaşılmamak, adil davranmıyor görünmemek adına o kadar fazla düşünüyorum ki.

Bunların hep düşünceyle, uygulamayla, karmayla senin hayatına geri geldiğini biliyorum çünkü. İnşallah Allah bana sağlık ve uzun ömür verir ve onun bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, olgunluk yeni her döneminde mutluluğu için yanında olurum. En güzel günlerini görürüm.

Doğum yaptıktan hemen sonra sizi sahnelerde gördük. Dolayısıyla herkesin aklında bebeğinizle olan bağınızla ilgili sorular belirdi, merak konusu oldu...

- İşimden uzak kalmadım evet, ikisini birlikte götürebiliyorum. Bu demek değil ki -bazı farklı zihniyetlerin algıladığı gibi- işimi yapıyorum diye çocuğumdan da ayrı kalıyorum. Kalmadan da ikisi gayet bir arada olabiliyor. İlk olarak 25’inci günde sahneye çıktım.

Daha oğlumun kırkı bile çıkmamıştı. Göğüslerim acayip davul gibi şişmiş vaziyetteydi. Sahnede hep “Eyvah taşacak şimdi, sırılsıklam olacağım” diyordum.

Burada ne istediğiniz ve ne tarz bir anne olduğunuz önemli aslında. Benim önceliğim çocuğumun mutluluğu her zaman.

DOĞUM MUCİZEVİ BİR OLAY

Sosyal medya paylaşımlarınızda Azur Benan’ı anne sütüyle beslediğinizi belirttiniz. Nasıl bir düzen kurdunuz?

- İstanbul dışındaki konserlere Azur Benan’la gidiyorum. İşime de entegre ediyorum onu.
En son Bodrum konserinde sahneye çıkmadan ve döndükten sonra emzirdim. Zaten uyuyarak bekledi beni ve eksikliğimi hissetmedi. Azur’u otelde bıraktıysam, kulise süt sağma makinesi götürüyorum. Sahne arasında ve sonrasında sağıp, gerekli koşullarda saklıyorum.

Önceden emzirmenin önemi hakkında bilginiz var mıydı? Doğum sonrası bu konuda çaba gösterdiniz mi?

- Benden önce doğum yapan bir arkadaşımın emzirme konusundaki hassasiyeti beni de etkiledi.
Bu konuda arkadaşımın da desteğini aldım. Bir bebeğin doğduğu andan itibaren hayatındaki en önemli şeylerden biri anne sütü. Bazı annelerden “Sütüm gelmedi, mamayla besledim” gibi şeyler duyuyordum. Mamayla memeyi yan yana düşünmek bile korkunç. Allah’tan tam o sırada Uluslararası Emzirme Danışmanı Doç. Dr. Güliz Onat’la bir araya geldik ve ondan doğuran her kadının bebeğini besleyecek sütü üretebildiğini öğrendim. Emzirmeye devam ettikçe de ne kadar çok sütümün geldiğini gördüm. Doğum başlı başına mucizevi bir olay; o sistemde mükemmeliyet var ve hiçbir eksik yok.
“Böyle bir sistemde neden bazı annelerin sütü olmaz?” diye düşünüyordum. Hormonlarla, doğru düşünceyle, istemekle doğurmayan bir kadının bile süt üretip emzirebildiği vakaların olduğunu öğrendim. Çok şükür ki istediğim gibi oldu ve doğurduğum andan itibaren sütüm gelmeye başladı. 6 aylık süreçte de harika geçti. Bundan sonra da bebeğim istediği sürece emzireceğim.

SÜT VERMEK ZIRH GİYMEK GİBİ

Anne adaylarına ve annelere, anne sütü konusunda vereceğiniz mesajlar var mı?

- En önemli mesaj şu; bebeğini beslemek istediğin ve o bağı kurduğun sürece, sütün gelir. Dışarıdan iyi niyetle de olsa yanlış bilgilerle annenin kafasını karıştıranlar olabiliyor. Belli bir aydan sonra sütün azalacağına, gece mama verilince bebeğin daha iyi uyuyacağına inanan insanlar var.

Ben de arada “Sütüm azalıyor mu” diye endişe ediyordum. Bebek her ağladığında çevredeki insanlar, “Yazık bu çocuk aç, mama yemesi lazım” diyordu. Bunun yanlış olduğunu gördüm. Bol su içmek, sık sık emzirerek ya da sağarak göğsümü boşaltmak yeni süt oluşumuna izin vermek için yeterli oldu. Gece boyunca da emzirmeye devam ediyorum.

Emzirmek demek uykusuzluk anlamına gelmiyor. Bebeğimle birlikte uyuyorum ben de. İlk uyandığı anda beni görmesi, onu olumlu etkileyen bir şey. Tabii ki beni de.

Ne olur anneler kolaya kaçmasınlar, emzirsinler. Bebeğin buna çok ihtiyacı var. Süt öyle bir mucize ki seni her şeyden koruyor. Süt veren anne sanki zırh giymiş biri gibi geliyor bana. Süt seni de bebeği de koruyor. Bu mucizeyi geri çevirmemek gerekiyor.

'Hamilelikte kaç kilo aldınız' ve 'Doğum sonrası kaç kilo verdiniz' soruları hep merak edilir...

- Bu sorularla hep karşılaşıyorum. “Kesin diyet yapıyordur, yoksa nasıl çıktı sahneye” dediler. Gerçekten 25’inci gün doğurmamış gibiydim. Ama ben her zaman spor yapan biriydim. 51 kiloda hamile kaldım, 20 kilo aldım. Yarısı doğumla gitti, diğer yarısını da 15-20 günde verdim. Çünkü inanılmaz bir süt üretimi oldu. Bir defa zayıflamak istiyorsa bir anne, doğumdan sonra emzirecek. Emzirdikçe kilolarının hamilelikten önceki kilonun bile altına düşeceğinin garantisini veriyorum. Vermezlerse gelip beni bulsunlar! (Gülüyor)

1 MİLYON DOLARLIK HESAP AÇTIRDI DİYE HABERLER ÇIKTI

Azur Benan’dan bahsederken ses tonunuz değişiyor. Aranızdaki bağı tahmin etmek güç değil ama yine de sizden dinleyelim.

- Çok uyuyan bir bebek değil. Ama onun her uyanık olduğu an yanında olmak istiyorum ve hiçbir anını kaçırmak istemiyorum. Onunla olan ilişkimde göz göze temas kurmak, ondan gelen sinyalleri doğru değerlendirmek, tamamen dünyasının içine girebilmek, ne istediğini ve neden mutlu olduğunu anlayabilmek benim için çok önemli. Bunun için gerçekten doğru ve kaliteli zaman geçirmeye çalışıyorum. Dünyaya bir çocuk getiriliyorsa, onun huzurunu, mutluluğu sağlayacak çok fazla şey yok.
Bir haber çıktı mesela; 1 milyon dolarlık hesap açtırdı diye. Onun dünyasında böyle şeylere yer yok oysa. Sadece onun yanında olarak, ne istediğini anlayarak, onu emzirerek, gözlerinin içine bakarak, koynumda saklayarak mutluluğunu sağlayabilirim. Paranın tek satın alamayacağı şey bu zamanları çünkü.


  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi