RÖPORTAJ HABERLERİ

Hakan Yufkacıgil: "Başarısızlıktan korkmam"

Hakan Yufkacıgil:

"Filinta" dizisinin 'filinta' delikanlısı Hakan Yufkacıgil'e göre tüm anneler koşulsuz sevginin mimarı...

Akşam'dan Sibel Ateş Yengin'in röprotajı...

Yoğun çalışmanız nedeniyle dinlenme molanızda sorularımızı cevapladığınız için teşekkür ederim.


Klavye kullanmak biraz yorucu olacak ama… Şaka yapıyorum. Benim için de değişik bir röportaj olacak. Sizi baştan uyarayım İngilizce klavye kullanıyorum çünkü. Sorun değil. Hemen sorularıma geçiyorum öyleyse…

Annenizi kahramanınız ilan etmişsiniz. Nedenini bizimle paylaşır mısınız?

Yalnızca kendi annemin değil, tüm annelerin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bence anneler koşulsuz sevginin mimarlarıdır ki ‘Anneler’in baş harflerini büyük söylüyorum, lütfen siz de öyle yazın.

Hemen düzeltiyorum öyleyse…

Evet, benim en kıymetli kahramanımdır Annem... Sadece kahramanım değil, aynı zamanda en güvendiğim dostum, öğretmenimdir. Onun rızası, onayı benim için çok önemlidir. Bütün bunlar bir yana dursun her şeyden önce o bana rahmetli babamın emanetidir. Benim için herhangi bir kahramandan ötedir Annem! Annem, dünya tatlısıdır.

SEN DÜRÜST OL

Size en çok neyi öğütlerdi?


“Hangi ahvalin içinde olursan ol, sen dürüst ol.” En büyük öğüdü budur. Hayatı çok iyi çözmüş biri. Söylediklerinde asla yanılmaz. Mesela “Şununla görüşme” der ve haklı çıkar. Kız arkadaşımla tanıştırdığımda “Bu iyidir, bu kötüdür” dediği zaman hiç sekmez.

Siz annenize öğüt verir misiniz?

Elbette, az önce de söyledim, Annem benim en iyi arkadaşım. Ben onun düşüncelerine ve fikirlerine ne kadar saygı duyuyorsam, o da benim fikirlerime ve düşüncelerime saygı duyar.

Baba-oğul ilişkiniz nasıldı?

Her erkek çocuğu gibi ters düştüğümüz konular olurdu. Bir dönemimiz var ki milattı. Babamın bana yaptığı baskıların aslında tamamen benim iyi bir evlat, iyi insan olmam üzerine olduğunu ben de büyüyünce anladım. O zamanlar “Acaba beni sevmiyor mu?” derken daha sonra beni ne kadar çok sevdiğini anladım.

BAŞARISIZLIKTAN KORKMAM

Sizin için “Genç, başarılı, yakışıklı” deniyor. Peki, hangisinin sizin için bir anlamı var?


Hiçbirinin.

Kısa ve net oldu. Peki, bir konuda başarısız olmak sizi korkutur mu?

Asla korkutmaz, başarısızlıkların yeniden başlamak, yeniden denemek için itici bir güç olduğunu düşünüyorum ya da aslında şöyle söyleyeyim böyle bir endişe ve kaygıyla yola çıkmışsan bence zaten en başta kaybetmişsindir. Başarı, insanların seni takdir etmeye başladıkları zamanlar değildir, o noktaya gelene kadar yaşadıkların ve kendine kattıklarındır.

Bu hayattaki asıl amacınızı sorsam?

Közde ben bir insan olmaya geldim.

Bir önceki röportajımızda "Depresyona girmeye vaktim yok" demiştiniz. Hâlâ aynı düşüncede misiniz yani hâlâ depresyona girecek vaktiniz yok mu?

Artık vaktim var. Ama depresyonun bir insanın kendine yakışanı giymesi olduğunu düşünüyorum     ve giymiyorum. Başımıza gelen iyi veya çok kötü şeylerin aslında birer öğreti olduğunu düşünüyorum. “Neden benim başıma bu olay geldi, neden benim başıma hep böyle şeyler geliyor?” sorusu benim için çok önemli!

Oyunculuk dışında neler yaparsınız?

Sokak hayvanlarıyla ilgilenirim, onlarla vakit geçiririm. Şiir yazıyorum ve bu beni çok rahatlatıyor. İddialı şeyler değil tabii ki ama böyle.ne gücüm ne enerjim vardı

Biraz da Filinta'yı konuşalım mı?

Filinta, benim abim, ustam Kudret Sabancı’yla başlayan bir iş, bir serüvendir. İyi ki de başlamış Filinta ama başlamadan önce Erden Kıral'ın ''Gece'' filminde oynamıştım ve film için 16 kilo zayıflamıştım. Filinta, sonrasında gelen bir işti ve açıkçası yeni bir karakteri oynamak için ne gücüm ne enerjim vardı. Kudret Sabancı çağırdı ve gittim o benim en iyi çalıştığım ve kendimi en iyi ifade ettiğim yönetmen…  Sonrasında yapımcılarımız Serdar Öğretici ve Yusuf Esenkal’la tanıştım. Onlar benim mesleki anlamda miladım oldular, benim için aldığım Altın Portakal ödülünden bile önemliler. Başarılı olmam için bu kadar uğraşan hiç bir yapımcıyla çalışmadım şu ana dek. Tüm oyuncularla bire bir ilgileniyorlar, gündelik hayattaki sıkıntılarınızı bile kendi dertleri gibi görüyorlar, bu müthiş bir güven. Filinta, bence bu zamana kadar Türkiye'de yapılmış en iyi dizi serisidir.

Dinlenme molanızı bize ayırdığınız için teşekkür ederim…

Rica ederim. Benim için bu online röportaj değişik bir deneyim oldu.

HER ŞEY BİR GÜN BİTER

Sizi neler mutlu eder?


Sevdiğim insanların sağlıklı ve mutlu olmaları.

Peki, ne olursa mutsuz olursunuz?

Sevdiğim insanların sağlıksız ve mutsuz olmaları.

Bir romanın kahramanı olsanız nasıl bir roman olurdu bu?

Dostoyevski'nin Suç ve Ceza’sındaki Raskolnikov sanırım.

Bazen bir film karesinin içinde yaşamak ister misiniz?

Yok, artık.

Peki, hiç bitmesini istemediğiniz bir film ya da roman var mı?

Herkes gider bir gün. Her şey bir gün biter...
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi