Hiç Bir Şey Olmamış Gibi ... - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlarHiç Bir Şey Olmamış Gibi ...

Hiç Bir Şey Olmamış Gibi ...

31.01.2018 | 645 kez okundu


Devam Etmek ve Siber Savaş

KAYDA GEÇSİN


Şehrin  Duvarlarına dikkat edin, artık iyi kötü ne grifitti sanatçılarının eserleri ne sloganlar ne de hatta ‘buraya işemek yasaktır’ yazılı.

Peki İstanbul kentinin duvarlarında ne mi var, birbirinin üstüne yapıştırılmış yüzlerce hatta binlerce etkinlik afişleri dolu görende şehirde bir karnaval var herhalde ya da bunların keyfi pek yerinde kendilerini eğlenceye vurmuşlar diye de düşünebilir veya İstanbul Şehri bir sanat bombardımanı altında öyle ya duvarlar her gün değişik etkinlik afişleri  konserler, yabancı trupların performansları, ve en çok da tek başına gösteriler müjdeliyor!

Tek başına sahnede konuşmak merakı elbette neden olmasın, ancak tiyatro dialogu geliştiren bir sanat dalı, oysa memlekette, dizilerde, ekranlarda kendi kendine konuşan karakterlerden geçilmiyor.

Dialog olmadan tiyatro, siyaset, sosyal yaşam yürür mü, kendi kendine konuşup duran ve çoğunlukla bir öyküyü değil kendini anlatanlar çoğalır.

Aklıbaşında hiç kimse içine düştüğü bu durumdan memnun olmaz, sonrası kendi hakkında yalanlara baş vurur utancından.

Gece kulübü işletip kapıdan müşteri avladığı günleri unutmak ister mesela ve sonra ekranlarda eşimle gece hayatından uzağız der, hiç bir şey olmamış gibi devam etmek ister! Ama gerçek bu değildir.

Ekranlarda öyle yalan dolan söyleyen çoğaldı ki artık nerede ise bu yalanları gerçeğe çevirecek tercüman lazım olacak. Alt yazı hiç olmazsa, bakmayın böyle söylediğine gerçek budur gibilerden bir alt yazı hiç fena olmaz o yine konuşsun ama gerçeklerde bilinsin bir yandan hiç olmazsa.

AKP’nin sunduğu nimetlerden yararlanıp sonra AKP’li olmaktan utananlar türedi, Atatürkçü kesilen kesilene, hiç bir şey olmamış gibi devam etmek istiyorlar. 

Her zamanki gibi konjektürün güçlü dengesine göre ayarlanıp hiç bir şey olmamış gibi devam etmek istiyorlar.

Atatürk devrimlerini iplemeyip sonra Atatürk sever twetler atmakta bu tutmayan oyunun bir parçası.  Veya çocuğuna Atatürk şiiri filan okutmak pek sevsinler bir durum.

Yandaş medyanın en üst seviye görevlerinde bulunup ‘yandaş’ dendiğinde kızan ve sitem eden üstelik bir zamanlar işini iyi yapmış gazetecilerde var, bir yanda baş danışmanlık bir yandan ‘nayır ben onlardan değilim‘ çelişkisi inanılır gibi değil. Peki kardeşim değilsen niye ordasın, oradaysan niye utanıyor ve inkar ediyorsun, hiç bir şey olmamış gibi devam etmek istiyorsan zor işin, çok zor. 

ABD severler arasındaki bölünme de şayanı hayret, ABD, Emperyalizme çakmak, kafa tutmak ama her fırsatta New York, Miami’de ki evinde hiç bir şey olmamış gibi devam etmek ne menem iştir?

Sürekli bir yerlerde danışman olmuş olmakla böbür böbür böbürlenip sonra sonuçtan sorumluluk almamak, danışmanı olduğu insanları tek kabahatli ilan edip sonra hiç bir şey olmamış gibi hayata  devam etmek de zor olmalı.

Her söz sonrası sırayla masaya yumruk vuran Ermeni’ye  ‘Ermeniii’ , ‘Mefkure’ sözcüğüne   ‘Mefkuuure’ diyen, ‘i’ ve ‘u’ dizanterisine yakalanmış aktörlerle iyi dizi yapamazsın ama sanki yapıyormuşcasına, hiç bir şey olmamış gibi devam edebilirsin, çünkü hakikaten hiç bir şey olmamaktadır böylelerine.

Tabibler gözaltına alınırken, Seren, Gülben, Yeşim üçlüsü kavgaları üzerine hemde ordumuz savaş halindeyken yazılar yazabiliyorsan ve yine de oyalayamıyorsan sen bitmişsin demektir, hiç bir şey olmamışcasına devam etmek nesi? 

Ordumuz sivillere zarar vermemek için her türlü strateji, taktiği uyguladığını söylerken, tabiplerin savaşın sosyolojik anlamda ızdırap olduğunu söylemelerinde ne beis var?

Doktorlar lazım, harp ve sulh ortamında hep lazımlar, yok olurlarsa

Hasta olunca artık bizlere bu kızlar mı bakacaklar doktorlar yerine.

Başhekim olarak da Seda’yı atarsınız artık, doktorlar içeride  elimizde kalan bunlar hepimizi top gibi yapıp taburcu ederler artık.

Bitmedi, say say bitmez…. Kız çocuklarının hamile bırakılışı rezaletinin örtbasına,

Hamile kadınlara sokağa çıkma yasağı koyanların işlerine devamına susmuşsan,

Ne resimlerinde, ne şarkılarında, ne yazdıklarında ne ekranlarda sanki bunlar olmamış gibi yerine  akım bokum yiyecek içeçecek, seks, penis, onun kardeşi bunun bacanağına iş filan var ama bunların hiç biri yok ise…

Ve,

Bu olup biteni  umursayan  bir avuç insanı yok farz etmişsen yıllarca, önlerine engeller koymuşsan….

Ve dahi yıllardır çocuklar istismar edilirken kalemin dilin misali makatinde susmuşsan, hiç bir şey olmamış gibi devam etmek istemeyeceksin de ne halt edeceksin, bunlar sana yarıyor çünkü.

Nerdeee sende yanlış yaptık diyecek vicdan,  bunları çekecek, hesap soracak cesareti umutla bekliyorum.

Cehaletin iş almaya, vermeye referans olduğu bir toplumda çürümüşlük olmaz mı?

Beka sorunu olmaz mı?

Bayat entrikaların değişmeyen içerik ve oyuncularıyla değişen dünya ve oyun kurucularıyla nasıl baş edeceksin bu da beka sorunu.

Yalakalıkları bile beceriksiz artık.

Spor sportif olmaktan

Sanat sanat olmaktan

Kitaplar edebiyat olmaktan

Filimler film olmaktan

Diziler dizi olmaktan

Şarkılar şarkı olmaktan

Hukuk hukuk olmaktan çıkarsa biz biz olmaktan çıkmaz mıyız?

Bu akıldışı, etkilemeyen, oyalamayan ve katiyen moraliteyi yükseltmeyen medya kabusu ortamında İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) yayınlarında ‘Rıchard Clark, Robert Knake’in ‘Siber Savaş‘ adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Murat Erduran’ın su gibi akan, çok şükür dilimiz yerli yerinde duruyor unutmayan varmış ve bir başka dille iletişim kurabiliyor dedirten çevirisi ile dilimize kazandırılmış çok önemli bir kitap.

Adının devamında ‘Ulusal Güvenliğe Tehdit, Ve Ne Yapılması Gerektiği’ kitabın içeriği hakkında fikir veriyor.

Önsöz ise bütün bu bilgi ve belgelerin özellikle ‘Ulusal Güvenlik’ ile kastedilen güvenliğin ABD güvenliği ile ilgili olduğuna ve fakat bu bilgilerin Türkiye’nin çıkarları süzgecinde bu süpergücün neleri yapıp yapmayacağı hususunda fikir vermesi bakımından değerlendirilmesi uyarısı yerinde bir ikaz olmuş.

Akademik çevrelerin haklı olarak çok eleştirildiği ve son derece sevimsiz bir ortam haline geldiği ve Akademia’nın Akdemia olmaktan çıktığı izleniminin açıkça sokaklarda bile konuşulduğu şu günlerde Kültür Üniversitesi bu kitap çalışması için her türlü övgüyü hak ediyor.

Steven Zweig’ın bu durumdakiler için tavsiyesi ‘dünyayı değiştiremiyorsan dünyanı değiştirirsin’  olmuş, şaka etmiyor eşiyle intihar ettiler.

Ne olursa olsun hiç bir şey olmamış gibi hareket etmek onurlu insanların toplumların kaldırabileceği bir durum değil.

Moraliteyi böyle ortamlarda yüksek tutmak görevini yerine getiremeyenler yüzünden intihar edecek değiliz, değiştirilirler efendim.

Hiç bir şey olmamış gibi devam etmek hem de siber savaşların ortasında mümkün değil, olmıyacak duaya amin diyenlerle olmaz.

Saygıyla Kayda Geçirdim, Elimdem Gelen Budur.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!