İtiraf ediyorum ve görevimi yapıyorum - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlarİtiraf ediyorum ve görevimi yapıyorum

İtiraf ediyorum ve görevimi yapıyorum

23.09.2018 | 471 kez okundu


İTİRAF EDİYORUM ve Görevimi Yapıyorum (I am Doing My Job)

KAYDA GEÇSİN  


Vatandaş bir görevliye teşekkür ettiği zaman görevli daima teşekküre ‘Görevimi yapıyorum‘ diye cevap verir ABD dizi dünyasının ‘Olmazsa katiyen olmaz‘ cümlesidir. Hemen her dizide ve her bölümde vardır.

Bu cümle her ne kadar yurttaşlık bilincine ‘Onun görevi bu, verginle iş yapıyor teşekküre gerek yok‘ hatırlatması gibi görünsede nezaketsizlik içermez, görevini yapmanın kahramanlıkla karıştırılmaması gerektiğini anlatır.

Görevli ile hizmeti alan arasında kurulan bu dramatik köprüde elbette kahramanlıklar, fedakarlıklar vardır  takdir edilmesi gereken ama kahraman ‘Görev’ini yapar, kahraman olmak için orada değildir.

Bizim medya dünyamız tam tersine  görevini yapmayan kahramanlıklara çok meraklı, fazla da kahramanlık çeşidi yok.

Özel hayatta  ‘İyi baba, çocuğuna AVM’de sosisli yedirdi, İyi anne AVM’de ana oğul kaydırak kaydılar’, ‘Uruguay’da ayakta alkışlandı‘ , ‘Fakir çocuklara kalemtraş aldı‘, ‘Bayrağını ATA’sını seviyor! gibisinden övgülerle kahraman olunabiliyor. Ama görev kahramanı yok, iyi niyetli olalım çakma kahramanlar kadar çok değil...

Dizilerde ise kahramanlık ne kaş bırakıyor ne göz.

Ya kundura tamircisidir babası kodese girince hukuk alimi olur babasını savunmak için derken  hakime hanıma aşık olur, hukuk ancak bu kadar ilerledi dizilerde normal yolla istediği için hakim, savcı olmuş mesleğine aşık kahraman hukukçu bulamazsınız.

Diğer kahramanlarımızın çoğu devletini aşırı seven mafyozik yapıların en başlarıdır,  bu nasıl oluyorsa, aman dizi zaten olsa da Çorum, olmasa da Çorum faslından devam…..

‘Namuslu Orospu’ meselesi ise baş kadın kahramanlar için hala geçerlidir, Düşmüş bir kadındır ama namusludur illaki fahişelik namuslu olmayı önerir, fahişelik yapmamak için mücadele veren zorlanır kahramanlıkta.

Sen önce git pavyonda, genelevde çalış ondan sonra başrol derler kadına….

Assolisttir gözden düşmüştür genellikle temizliğe giderler ya da bir zamanlar çalıştığı gazinonun tuvaletinde iş bulur ama dürüsttür, kimse zarar görsün istemez, kendisi belli ki hem assolist olmuş hem paraları kaptırmış bir kafasızdır ama başka kafasızlara yardım etmek ister.

Kısacası orospu olmadan bir bok olamaz başrol!

Erkek başrollerde tercih edilen isimler başka alemdir, Yaman, Kahraman, Seymen, Yiğit, Yağız, Hızır olunca herhalde izleyicinin kabullenmesi kolay oluyor kahramanı.

Bu şartlarda ne sanatı yahu,

Sanatın da bir görevi vardır, işlevi diyelim daha şık.

Görev tanımları içinde beni büyüleyen Rahmetli Muhammed Ali Clay’in ki, onca dayak attıktan, yedikten sonra kendisine şöyle bir teselli bulmuş:

‘Bu sadece bir görev. Otlar büyür, Kuşlar Uçar, Dalgalar kumsalları döver, bende insanları….‘  M.ALİ CLAY

Bizim canım kahramanlarımızda herhalde görev aşkıyla bir sürü saçma sapan işlerde dayak, yiyip dövülüyorlar belki farkında bile olmayabilirler.

Hepsine layık oldukları çok daha iyi işlerin nasip olmasını niyaz eder, Taklitte şu an 3. Frida Hande Soral ile ulaştığımız noktada (İlk 2 Nazan Öncel, Jülide Kural) başka bir şehir, ülkeye taşınmanın değil başka bir canlı türüne geçmenin ancak bizleri kurtaracağına inanmaya başladığımı itiraf ederim.

İtirafım Saygıyla Kayda Geçsin, Elimizden Gelen Budur.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!