Küresel Elit’e Kafa Tutabilmek ve Sanat - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlarKüresel Elit’e Kafa Tutabilmek ve Sanat

Küresel Elit’e Kafa Tutabilmek ve Sanat

10.01.2019 | 128 kez okundu


KAYDA GEÇSİN

Güvenlik, sınır güvenliği ve dünya ile baş edebilmek esas mesele.

Küresel Elit’in ‘karmaşık’  yapılarıyla, bilimden, sanata, eğitime ve siyasete Allah bunlara daha ne verdiyse baş etmek, psikolojik savaşa girmek kolay değil hem zeka hem yürek ister...

Fakat yetmez önce gerçeklerle yüzleşme cesareti ister...

O da yetmez moral ister bunun için ruhumuzu güçlendirecek edebiyat, sinema, sanat, müzik, resim, heykel dallarının tümünde evrensel normlara uygun yetkinlik, etkileyicilik ister.

Sanatı savunmak, takdir etmek basit bir iş değil, bir müzik parçasını veya bir tiradı ne zaman alkışlayacağını bilmeden kim neyi takdir ediyor bir düşünmek lazım.  

Sanatı savunamayan işlerle de kazanılamaz bu büyük küresel dava.

Patlamış mısır üzerinden para kavgasıyla da olamayacağına göre Kültür bakanlığımız neden bu kavgada araya girdi anlamış değilim.

Nitekim devletle iş yapan bol bol çeken bir yapımcı, Sinemanın Hasılat Güzeli star yapımcılarını ‘Onlar zaten zengin, onlar olmasa Nuri Bilge Filim yapamaz‘ mealinde sözleriyle savunurken  koskoca T.C. Kültür Bakanlığını ve Nuri  Bilge Ceylan’ı Şahan’ın osuruklu film gelirlerinden paylarına düşene muhtaç duruma düşürerek had bildirdi ciddi ciddi, internette izledim.

Kötü bir savunma, ne ekonomi ne sanat ne bilgi var bu sözlerin içinde, hani böyle dostum olacağına akıllı düşmanım olsun dedirten cinsten bir savunma. Üstelik şık değil...

Sanat; bilimde ilerleme, ilerlemenin coşku ve isteğini ister, kabalığa, cehalete yer yoktur.

Bilim ve sanat elbette birbirlerini destekler etkileşim içindedirler, atom parçaçıklarının keşfi ve kübizmin eş zamanlı oluşu gibi.

Ahh nerede eskiler 60’lar 70’ler sızlanmaları gibi  geçmişe sistematik ve ısrarcı özlemle olacak işler değil.

Geçmiş, çok iyi idiyse, o zaman havaalanı filan da yapılmasın, köprülere ne luzum var, devlet kalkın gidelim derken, doğru yanlış hesabı hukuktadır, sandıktadır, sanat bok yeme otur diyorsa ve yöneten iktidar bunlara fırsat veriyorsa bu ne pehriz bu ne lahana turşusu?

Hümaniter bilimleri bilmeden sanat nasıl olacak, var mı MEB müfredatında?

Evrensel kriterler belli, bu yüzden hümaniter bilimler eğitimde lazımdır.

Bu donanımlar olmadan salınırız çayıra siyaset kayıra!

Dünyayı etkilemek ve baş etmek hayal olur.

Bütün bunları yapacak kapasite bizde yok mu?

Dünyanın en taş kafalı, yeteneksiz, detone, paragöz aptalları burada toplanmadığına göre olmaz öyle şey, ancak maalesef şu sıralar ‘seçme parçalar’ vasat altı ayıklanmışlardan seçilmiş durumda.

Nitelikli insalarımızın yurt dışına göçü hazin, geride hala sağ kalan nitelikli insanlarımızın  niteliksizler karşısında  çaresizliğine ‘negative selection’ diyorlar medeni dünyada ve Allah için yeteneklileri yeteneksizler resmen sıpırttı yahu, yazık… Ayıp, günah.

Beni alakadar eden çok parası olup giden, zaten bir ayağı dışarıda, burada semiren, dışarıda pehrize giren takım değil, yetenekli ama sabrı taşan canını kurtarmaya çalışan ve ümidi kesip yurt dışında gelecek arayanlar, canlarım siz vatan haini olur musunuz hiç, sizi korumayanlar utansın…

Canım insanlarımız dünyaya dağılırken aleme kapak olduk, vicdan yahu.

Bu işler öyle Dubai’de enerji depoladım, Maldivlerde moral yaptım artistlikleri boş residansların reklamı için burada oturacağız evlilik müjdeleri, Paluların maceraları ile nasıl çözülecek?

Bakanlık destek için Şahan’ın osurmasını, öbürünün uzaylı beceren filmlerini mi bekleyecek, iş buraya dayandı bir de teşekkür bekliyorlar!

Kuzey Kore Güney Kore ile tekrar birleşirken biz ‘ABD’ye yaranmak için yıllar önce Güney Kore ile bir olup Kuzeye karşı savaştık  çok severiz Güney Kore’lileri‘ hikayeli dahiyane filmler, Kore dizileriyle, yani bu kafa ile mi Küresel Elit’le baş edilecek?

Gidin Allah Aşkına!

Güvenlik, sınır güvenliği gibi konularda azami hassasiyeti gösteremeyen kafa Küresel Elit  Oyunlarıyla baş edecek öyle mi? Dalga mı geçiyorlar?

Evrensel ölçekte hiç bir konuda bu halde kazanmaları mümkün değil, sadece menfaat kayıklarına konjonktüre uygun inip binerler. Yanlız biz sıradan yurttaşların değil güçlü iktidarların da başına böyleleri sıkça gelirler!

Sosyal medyaya sınır belirlemek konvansiyal medyayı belirlemek gibi değil tabii, kaldı ki konvansiyonel medya kendi sınırlarını hiç çizemedi, haddini bilmedi ve ne hikmetse kendisini var eden iktidarların elinden hep sabun gibi kaydı.

Şimdikiler iktidar himayesinde ama kendi derdine düşmüş insanlar topluluğu halindeler.

Bizim demokrasimizde iktidarlar  ne yazık ki  gerçek olanı değil kendi yarattıkları dokunulmazları   kutsadılar: en yazar, en aktör, en pianist, en bağlamacı, en medya, en vamp derken kutsadıkları kim varsa onları perişan etti.

Kısır döngü değişmedi.

İçlerinde şimdi olduğu gibi eskidende değerli insanlar elbette var oldu, ziyan edildiler.

Bir sanatçı çıkıp onların acıklı öykülerini anlatırsa hatırlanacaklar yoksa unutulup gidecekler tıpkı sanat gibi.

Saygı ile kayda geçtik, elimizden gelen budur.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com


  • Bu Yazıyı
Ratingler için tıklayınız!