MEDYA HABERLERİ

Fatih Altaylı yazdı: "Nadir Nadi’nin evi kaça satıldı?"

Fatih Altaylı yazdı:

"...Bilenler bilir, İstanbul’un en şık, en pahalı yerlerinden biri. Önü İstanbul’un en geniş caddesine, arka tarafı ise Boğaz’a bakan, birkaç yüz metrekarelik bir daire. İçinde ise çok değerli mobilyalar, antikalar, sanat eserleri..."

Fatih Altaylı'nın Habertürk'te yayınlanan yazısı...


BİR süredir aklıma takılan bir mesele var.

Yazsam mı, yazmasam mı diye düşündürten.

Aslında pek böyle düşünmem.

Önce yazarım.

Sonrası Allah kerim.

Bu kez düşünmemin nedeni, mağduru daha mağdur eder miyim kaygısı.

Konu Cumhuriyet Gazetesi, daha doğrusu Cumhuriyet Gazetesi’nin sahibi görünen vakıf.

Çok sevdiğimiz meslektaşlarımızın da aralarında bulunduğu bir grup Cumhuriyet çalışanı, bana göre haksız gerekçelerle yargılandıkları için uzun uzun düşündüm yazmadan önce.

Ve sonunda yazmaya karar verdim.

Çünkü yazacağım konunun oradaki onurlu meslektaşlarımızla alakası yok.

Tam aksine oralara çöreklenmiş “onursuzlarla” alakası olabilir.

Cumhuriyet’e yönelik dava açılmadan ve Can Dündar yurtdışına kaçmadan bir süre önce, maddi sıkıntıda olan Cumhuriyet Gazetesi, gazeteyi döndürebilmek, borçlarını ödeyebilmek için vakfın elinde bulunan bazı menkul ve gayrimenkulleri satmak zorunda kalmış.

Bunda bir sıkıntı yok. Zora düşen her şirketin yapacağı bir şey.

Satılan gayrimenkuller arasında, Cumhuriyet Gazetesi’nin sahibi rahmetli Nadir Nadi’nin, İstanbul Harbiye’de, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki evi de var.

Bilenler bilir, İstanbul’un en şık, en pahalı yerlerinden biri.

Önü İstanbul’un en geniş caddesine, arka tarafı ise Boğaz’a bakan, birkaç yüz metrekarelik bir daire. İçinde ise çok değerli mobilyalar, antikalar, sanat eserleri.

Nadi Ailesi’nin en değerli varlığını yaşatmak için evinin satılması çok garip değil, ama bu satışta garip olan bir şeyler var.

Bir süre önce bana gelen bilgilere göre, bu ev değerinin çok çok altında bir fiyata satılmış.

Ne bir değer tespiti yaptırılmış, ne bir rayiç araştırması.

Koca ev, içindeki tek bir mobilya parçasının edebileceği bir değere, oldubittiye getirilerek “önemli” bir isme üç otuz denebilecek, Halkalı’da bir daire parasına verilmiş.

Ben Cumhuriyet çalışanlarına açılan davanın haksız olduğunu sonuna kadar düşüneceğim.

Ama bu evde, Cumhuriyet çalışanlarının hakları var.

Onların haklarının yenilerek “hırsızlık” olarak nitelendirilebilecek bu satışın “suç” olduğuna da inanıyorum.

FATİH ALTAYLI'NIN HABERTÜRK GAZETESİ'NDE YAYINLANAN BUGÜNKÜ YAZISININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ!..
  • Bu Haberi