RÖPORTAJ HABERLERİ

Nilüfer: "Hedefim 100 yaşını görmek"

Nilüfer:

Albüm mutluluğunu ülkedeki terör olayları nedeniyle tam anlamıyla yaşayamayan sanatçı, müzikteki 45’inci yılını da buruk bir şekilde karşılıyor...

Sözcü'den Yüksel Şengül'ün röportajı...

– Yıl, 1972… ‘Kalbim Bir Pusula' ve ‘Ağlıyorum Yine' şarkılarının yer aldığı 45'lik plakla Nilüfer müzik dünyasına merhaba dedi. Yıl, 2016… ‘Yeniden Yeni Yine' adlı albümün çıktı. Nasıl geçti onca yıl?


Valla ben de bilmiyorum, 2017'den itibaren sanat hayatımın 45'inci yılındayım. Müzikteki 45 yıl rüzgar gibi geçti. Olumlu ya da olumsuz geçmişle yaşayan bir insan değilim. Beş yıl sonra yarım asırlık bir sanatçı olacağım. Şaka gibi…

– Nilüfer yola çok genç başladı…

Doğru söyledin, İtalyan Lisesi öğrencisiydim. Her şey Hafta Sonu gazetesinin müzik yarışmasına katılıp birinci olmamla başladı. 15 yaşımdaydım, annemin bile haberi yoktu.

– Birinci oldun ama hemen plak yapamadın…

(Gülüyor) Yarışmadan kısa süre sonra yarışma jürisinde de olan Nino Varon'un Osmanbey'deki yerine gidip plak satın almak istedim. Onun orada olduğunu bile bilmiyorum. Nino beni tanıdı ve “Plak yapmak ister misin?” dedi. Hemen sözleşme yaptık. O günden sonra iki sene geçti ama plak yapılmadı.

– Neden?

Nino askere mi gitmiş, yurtdışına mı çıkmış, bilmiyorum. Sonunda gidip, “Benimle sözleşme yaptınız ama ilgilenmiyorsunuz” dedim. İnsan, kendi şansını kendi yaratıyor. Hemen kolları sıvadık ve 1972'de ilk 45'lik plağım olan ‘Kalbim Bir Pusula'yı yaptım. Peri masalı gibiydi o dönem.

Teröre rağmen dik durmalıyız

– ‘Yeniden Yeni Yine' adlı albümün çıkma arifesinde “İçim içime sığmıyor” demiştin…

Gerçekten de albümü çıkarırken içim içime sığmıyordu. Öyle mutlu, öyle heyecanlıydım ki, ancak o gün (10 Aralık Cumartesi) Beşiktaş'ta iki bomba patlayınca yüreğimdeki heyecanı da, mutluluğu da alıp götürdü. Elimiz, kolumuz, kanadımız kırıldı. Ne sevinç kaldı, ne müzik… Bir anda yıkıldık. Elbette güçlü olmalıyız, daha çok çalışmalıyız. Bu süreç ne kadar devam eder bilmiyoruz. Bunlar çok büyük acılar. UNICEF yararına vereceğim konseri 5 Ocak tarihine erteledim. Şarkı söyleyecek gücü kendimde bulamadım. Her şeye rağmen dik durmalıyız. Bu millet bu teröre boyun eğmeyecektir.

Şarkılarımı gençler de tanısın

– Albümle ilgili neler söylemek istersin?

1987'de yaptığım ‘Geceler' adlı albüm de böyle bir projeydi. O albümde 60'lı, 70'li yıllara ait şarkılar yer almıştı. Yıllardır yorumcu kimliğimle de ön planda olduğum için içimden gelen şarkıları söylemek, o şarkıları gençlerin de tanımasını istedim. Albümdeki şarkılar, aklımın kaldığı şarkılardı.

– Mesela?

Mesela, ‘Memleketim'… Ayten Alpman'ın söylediği, 70'lerin en sevilen şarkısıydı bu. Şimdi Fox ekranında İsmail Küçükkaya sabahları, Fatih Portakal da akşamları sık sık ‘Memleketim'i çalıyor.

– Diğerleri de güzel…

Elbette güzel. Albümümdeki şarkılar, hiçbir zaman modası geçmeyen şarkılardır. Mesela, ‘Ellerimde Çiçekler', ‘Gönül Yareler İçinde', ‘Sevdam Ağlıyor', ‘Hoşgör Sen' unutulacak şarkılar mı?

Üç ay kemoterapi aldım

– Hayranların “Nilüfer, çok yaşa” diyor. Sen de 100 yaşına kadar hayatta olacağını söylüyorsun.

100 yaşına kadar yaşamak gibi bir hedefim var. Bakalım, kısmet…

– Bir tatsız hastalık da geldi geçti hayatından. Anlatır mısın?

Beş yıl önce göğüs kanseri oldum. Çok başında tespit edildi. Son derece disiplinli, ne yapılacaksa yaptım, doktorun dediğini harfiyen uyguladım. Üç ay kemoterapi aldım. Çok şükür, sağlığıma tekrar kavuştum. Ne yazık ki göğüs kanserine yakalanan çok kadın var.

– Göğüs kanseriyle ilgili tavsiyelerin var mı?

Göğüs kanseriyle ilgili işin püf noktası kontrolleri aksatmadan mutlaka yaptırmaktır. Yakalananlar da moralini asla bozmamalı. Çünkü bunun tedavisi başarıyla yapılabiliyor.

Ayşe Nazlı'nın annesi olmak…

– Olgunluk çağında daha bir güzelleştin. Kullandığın iksiri açıkla artık…

(Gülüyor) Valla özel bir iksirim yok. Benimkisi genetik… Minyon yapılıyım, onun etkisi var. Yememe içmeme dikkat ediyorum, yürüyüşler yapıyorum, hepsi bu.

– Ayşe Nazlı'nın annesi olmak da enerji yüklüyor mu?

Evet, Ayşe Nazlı'nın annesi olunca farklı bir enerji oluyor. Onunla arkadaş gibiyim ve ona ayak uydururken kendiliğimden forma giriyorum.
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi