RÖPORTAJ HABERLERİ

Osmantan Erkır uzun süren sessizliğini bozuyor!

Osmantan Erkır uzun süren sessizliğini bozuyor!

2014 BAFTA TV Ödülleri’nde En İyi Reality Programı ödülünü alan Gogglebox, yakında “Gözüm Üstünde” adıyla Türk izleyicisinin karşısına çıkacak. Detayları programın yapımcısı Osmantan Erkır anlattı.

Osmantan Erkır'ın Hürriyet'te yer alan röportajı..

Hangi program hakkında kim, ne düşünüyor? Dizilerde hangi oyuncu ya da karakter, neden çok seviliyor? Türk izleyicisi hangi sahnede ağlıyor, hangisinde gülüyor? Hangi haber onu heyecanlandırıyor? “Gözüm Üstünde” işte tam da bu sorulara yanıt verecek.

Programda ailelerden, arkadaşlardan, çiftlerden oluşan Türkiye’nin her kesiminden 12 ayrı hane, TV kanallarını izleyecek ve programlar, diziler, haberler üstüne her görüşü temsil eden yorumlar yapacak. Onlar oturma odalarında izledikleri üzerine konuşurken, Türkiye’nin de sesi olacaklar. 10 haneyle birlikte ekran başındaki izleyici de tartışacak, eleştirecek, yorum yapacak. Dünyada çok popüler olan bu formatın Türkiye’de yapımcılığını Osmantan Erkır üstlendi. 17 Kasım akşamı Star TV’de başlayacak “Gözüm Üstünde”nin detaylarını da haliyle yine o anlattı...

“Gözüm Üstünde”, orijinal adıyla “GoggleBox” sezonun en ilginç yapımlarından olacak gibi görünüyor. Programın detaylarını anlatır mısınız?
- İngiltere’de fenomen olmuş bir format ve oradaki sloganı şu: “İngiltere’de milyonlarca insan televizyon izliyor. Peki televizyon onları izleseydi ne görürdü?” İngiliz yapımcılar İngiltere’yi temsil ettiklerini düşündükleri 12 ev seçmişler. Biz de Türkiye’yi temsil eden gencinden yaşlısına, farklı kesimlerden ve ekonomik gruplardan gelen 12 hane belirledik. Hepsi de televizyon izleyen, gerçek aileler. Haneler, Türkiye’deki televizyon programlarını, dizilerini, belgeselleri, spor programlarını, haberleri izlerken aralarında ne konuşuyorlar, nasıl yorum yapıyorlar birlikte izleyeceğiz. Bize evlerini açan insanları en rahat halleriyle göreceğiz. Haneleri seçerken samimiyete önem verdik, ne hissediyorlarsa öyle davranacaklar. Bu formatta bir ödül yok, bunun karşılığında para da almayacaklar. Pozitif bir program olacak. Örneğin bir Roman ailemiz var. Ailenin reisi Yaşar Bey ile Bomonti Antika Pazarı’nda tanıştım. “Özledik seni, nerelerdesin?” diye yanıma geldi. O kadar sempatikti ki, programı anlattım; ilgisini çekti. Deneme çekimleri iyi geçti. Programa dahil oldu. Yaklaşık 30 kişilik geniş bir ekibiz. 

Prime time’da yerli dizilere, yarışmalara yeni bir rakip geliyor. Başka örneği de yok şu an ekranda değil mi?
- Yapımcı olarak farklı işlere imza atmayı seviyorum. Yine öyle oldu. Bunlardan ilki “Kim 500 Milyar İster?” yarışmasıydı. Türkiye’de yeniden bilgi yarışmaları ve formatlar başladı o dönem. Ardından “Pop Star” ile hâlâ devam eden yetenek yarışmaları başladı. Yine bizim yaptığımız “Anında Görüntü Show”, gençlerin tiyatro sahnesinde yeteneklerini sergiledikleri, sahne üzerinde tiyatroyu ilk gördüğümüz yapımdı. Şu an benzerleri hâlâ ekranda. “Gözüm Üstünde”nin de ileride türevleri olur mu, göreceğiz.

PROGRAM KAHRAMANLARINI KENDİ YARATACAK

Yeni sezonun daha yarısına bile gelmeden pek çok yapım ekrana veda etti. Kaygılarınız var mı?

- Türkiye dünyada en çok televizyon izlenen ülkelerden biri. İnsanlar artık yalnızca televizyondan değil, internetten de izliyor yapımları. Daha çok içerik üretmek gerekiyor, alternatif işlere yönelmek gerekiyor. Ama reyting kaygısı bu tür işleri azaltıyor. Dizi konuları, program içerikleri birbirinin kopyası adeta. Kısa vadede emniyetli ama uzun vadede sektörü nasıl körelttiğini göreceğiz bu durumun. Yeniliklere açık olmak gerek. “Gözüm Üstünde” alışılmışın dışında bir yapım ve izleyiciden hak ettiği ilgiyi görecek.

“Gözüm Üstünde”nin orijinali İngiltere’de 2014 BAFTA TV Ödülleri’nde En İyi Reality Programı seçildi. Başka ülkelerde de gösteriliyor değil mi?
- İngiltere’de Channel 4’da 1,5 yıldır yayınlanan program, artık Amerika, Almanya, Fransa ve İtalya’da da izleniyor. İngiltere’de ilk sezonları geç saatlerde yayınlanıyordu. Ancak şu an cuma akşamları, tam da prime time’de ekranda oluyor. Çünkü fenomen haline geldi. Kitabı bile çıktı. “Goggle Box”ı “Televizyonda twitter” diye tanımlıyorlar.

İngilizlerin programa gösterdiği ilgiyi Türkler de gösterir mi dersiniz?
- İzleyiciler farklı olsa da bizim izleyicimizin çok iyi bir TV eleştirmeni olduğunun altını çizmem gerekiyor.

Bu programda yıldızlar, tanınmış ekran yüzleri yok. 12 hane de halkın içinden. Handikap olmayacak mı?
- Bu program kahramanlarını kendi yaratacak. İngiltere’de de öyle olmuş. Bazı aileler çok ünlenmiş, diğer programlardan teklifler gelmiş. Zaten BAFTA ödülünü de sahneye çıkıp haneler aldı. “Gözüm Üstünde” ile hayatımıza yeni insanlar girecek aslında.

ACUN ILICALI İLE KARŞILAŞTIRILMAK GÜZEL

Aslında format kültürü sizinle başladı, şu an Acun Ilıcalı liderliğinde devam ediyor. Zaman zaman da karşılaştırılıyorsunuz...

- Acun Ilıcalı, çok başarılı bir yapımcı. Onunla karşılaştırılmak da güzel. Birçok kişi format yaptı ama Acun, bunu en iyi değerlendiren oldu. Ve artık bir kanal patronu. TV8 de çok iyi gidiyor. Bir anlamda mutlu oluyorum.

Peki siz kanal sahibi olmak ister misiniz?
- Evet, isterim. Yapımcıların en büyük sorunu bir kanala proje kabul ettirmek. O süreç sıfırlanacağı için kendi kanalımın patronu olmak güzel olurdu. Ama öte yandan patronlar ve kanal yöneticileri için de hayat başka türlü zor. Şansım olsa belli bir konuda uzmanlaşmış, tematik bir kanal isterdim. Çünkü şu an zaten yeterince popüler kültüre hizmet veren kanal ve rekabet var. Zaten bir de artık herkes istediğini artık internetten de izleyebiliyor. Bir gün ana kanallar yerine internet televizyonculuğu ağır basacak. Bu da uzun süredir üzerinde araştırmalar yaptığımım bir konu mesela.

KİMSEYİ KIRMAK İSTEMİYORUZ

Eleştirilen yapımların yapımcı ve kanallarının tepkisinden çekinmiyor musunuz?

- Türkiye değişiyor, izleyici değişiyor. Yapımcı olarak izleyici ne istiyor, neyi seviyor, eleştiriyor merak ediyorum. Bu program benim için kılavuz olacak. Diğer televizyoncu arkadaşlar da benim gibi düşünecektir. Eleştiriler olumsuz olsa bile nezaket çerçevesinde yapılacak. Kimseyi kırmak, üzmek istemiyoruz. Star yöneticileri de “Rahat olun, Star’da olan yapımlar için haneler istediklerini söylesin” dedi. Umarım diğer yapımcı ve kanallar da aynı anlayışı gösterir. Fikir özgürlüğüne de belki katkımız olur bu vesileyle.

YILDIZLARLA ÇALIŞMAK ZEKAMI GELİŞTİRDİ

“Gözüm Üstünde”nin yıldızı yok. Ancak siz uzun yıllar yaptığınız projelerde İbrahim Tatlıses’den Bülent Ersoy’a Demet Akalın’dan Seyfi Dursunoğlu’na pek çok ünlü isimle çalıştınız. Yıldız isimlerle çalışmak nasıldı?

- Yıldızlarla çalışmak zekamı geliştirdi. Star olmak için dört şart var bence; zeka, yetenek, disiplin ve şans. Onlar beş dakika sonra ne konuşması gerektiğini biliyor, sizinle başka bir mevzu üzerine konuşurken hesaplıyor. Hepsinden bir şey öğrendim. Mesela hiç unutmuyorum, Demet Akalın ilk toplantı için bize sabah 9’a randevu vermişti. Şov dünyasında çok rastlamazsınız buna. Kimse boşuna bir yere gelmiyor.
  • Bu Haberi