Soner Yalçın - Kıvanç Tatlıtuğ davası... - NECEF UĞURLU
Ana SayfaYazarlarSoner Yalçın - Kıvanç Tatlıtuğ davası...

Soner Yalçın - Kıvanç Tatlıtuğ davası...

29.12.2016 | 1337 kez okundu


KAYDA GEÇSİN

Bilgiler: Ahh zaman zaman yüreğimizi yakan, duymaktan hoşlanmadığımız ve bildiklerimizi yerle bir eden oyun bozan bilgiler…

Kimi zaman düş kırıklığımız, kimi zaman umudumuz, kederimiz, sevincimiz, utancımız, gururumuz bilgiler.

Zamanı bekleyen, bazen sabırsız, zamansız açık olan, altüst eden, arındıran, düşündüren, belgeli, belgesiz, belgelenmiyen ama gerçek ve hatta belgeli ama yalan bilgiler.

Soner Yalçın bu acımasız, cesaret isteyen, sanata evrilmediyse yazmanın  değip değmediğini asla çözemediğim bilgi oyunun önemli yazarı, gazetecisi.

Bilgiler olmazsa gitgide hiçleşiriz bu da bir olgu.

Ne para ne şöhret, ne destek, ne gençlik, ne yakışıklılık beş para etmez içimizdeki bilgi aşkı olmasa, ee o zaman kim okur kim yazar bu düğümü kim çözer acaba? (Aşık Veysel’i rahmetle anıyoruz)

Milliyet'te yer alan habere göre Soner Yalçın, geçen Mart ayında köşesinde kaleme aldığı yazıda, Kıvanç Tatlıtuğ ve ailesinin tarikat üyesi olduğunu iddia etmiş.

Kıvanç Tatlıtuğ  Miami’de yaşayan Ahmet Hulusi’nin müritlerinden olduğunu ifade eden gazeteciyi mahkemeye vermiş. Tatlıtuğ Ailesi’nin 70 bin TL’lik manevi tazminat davası, sekiz ayın ardından geçtiğimiz günlerde sonuçlanmış.

Davayı kaybeden Yalçın, 15 bin TL ödemeye mahkum olmuş.

Yargı kararına ne diyebiliriz, itiraz yolları malum...

Fakat, kamuoyuna açıklama yapan Tatlıtuğ, parayı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlayacağını belirtince doğrusu öteden beri kazandıkları davalardan elde ettikleri paraları sağa sola bağışlayanlar için düşündüklerimi düşündüm.

Yani ÇYDD’ye destek Tatlıtuğ  tarafından  tazminat kazanılmasa yapılmayacak mı?

ÇYDD’inin kuruluş çabalarında bulunmuş bir insan olarak elbette kazanç elde etsinler isterim. Ama bu yolla değil.

Tatlıtuğ’un ciddi servet sahibi bir insan olarak ÇYDD’ye daha önce katkıları nedir bilmiyorum, olduysa tebrik ederim, ama katkı Soner Yalçın’a karşı kazandığı dava ile sınırlıysa veya başlıyorsa şık olmamış. 

O zaman demek ÇYDD’e gelir olsun diye Soner Yalçın’dan kaybedeceği davalar için yazmasını rica edeceğiz.

Kıvanç Tatlıtuğ’un okuduğumuz beyanatı ise daha da düşündürücü.

Yazılanlara göre şöyle söylemiş: “Aile avukatımız Dr. Yalçın Kavak, Soner Yalçın’a gönderdiği e-postayla yazılanların gerçekle bağdaşmadığını anlatıp, yanlışlığın düzeltilmesini istedi. Ancak Yalçın, düzeltme yapmadı ve olay yargıya taşındı.”

Tatalıtuğ gerçekle hiçbir ilgisi olmayan yazının kendisi ve ailesinde büyük üzüntü ve öfke yarattığını da sözlerine eklemiş.

Yazının içeriği ile ilgili Tatlıtuğ haklı olabilir bilemem, ilgi alanımda da değil,
sonuçta yargı kararı verir ama kimse unutmasın ki: 
Soner Yalçın yazdıklarının sorumluluğunu bilen, fikirlerinin bedellerini hapislerde ödemiş bir adam.

Ve Kıvanç Tatlıtuğ’un yorumculuğundan daha eski ve etkileyici bir yazar.

Bu sosyolojik bir gerçek tıpkı İsmail Saymaz’ın kadınlar tarafından daha beğenildiği gibi.

Tatlıtuğ’umuz ise bedel ödeyen değil daima ödenen taraf olmuş genç bir  oyuncu her gece dizisi olmasa bu sefer reklamlarda aldığı bedellerin karşılığı olarak kendisini izliyoruz.

Kıvanç Tatlıtuğ doğrusu kendisinden yani bir yorumcudan beklenen davranıştan ziyade meydan okumuş Soner Yalçın’a.

Bir sanatkar ve  bir entelektüel, yazar herhangi bir konuda ihtilafa  düştükleri zaman açık olan kapı önce bizzat karşı karşıya gelerek, aracısız  hatta teketek hesaplaşmaları olmalıydı. Tatlıtuğ mahkemelik olmuş, hemde ailece mahalleden arkadaşlar, yapımcılar filan eksik!

Diğer türlü olsaydı taraflar açıklamalarını varsa şayet  düzeltmelerini yine yaparlardı.

Yazılanlara göre Tatlıtuğ bunu yapmamış, Soner Yalçın’a kendisi telefon açmamış, sanat ve entelektüelizmin nezaketine pek uymuyor, bu ince bir noktadır.

Bu hukukun çözebileceği bir şey değil.

Görünen o ki, Kıvanç’ın kazandığı hukuk davası ise de, kaybettiği dava budur.

Bir oyuncu ile doğrusu yalnışı, günahı sevabıyla yazdıklarının hesabı daima sorulmuş bedelleri ödetilmiş bir yazarın, bir gazetecinin yani Soner Yalçın’ın mahkemelik olduğu bir ülke kime ne hayır getirir. 

Bu nedir böyle yahu!

Çağdaş yaşam ülkenin entelektüelleri ile yorumcularının, sanatkarlarının  en hararetli yol ayrımlarında bile birbirlerinin eşidi oldukları kabulü üzerine olmaz ise ‘aile avukatları’ tarafından kazanılan zafer kazanan taraf için,  Pirüs zaferlerinden öteye gitmez ve ülkenin çağdaş yaşamını desteklemez.

Çağdaş Yaşamı Desteklemek bir oyuncunun bir yazara karşı açtığı davada kazandığı tazminatı derneğe bağışlamasıyla hiç olmaz.

Aydınlar, entelektüeller, sanatkarlar, yorumcuların tartışabildiği demokrasiyle olur.

Nasıl bu hale gelindiğinin sebeplerinin sorgulanmasıyla mümkündür, belki bu parayı ÇYDD kabul etmeyerek bu sorgulamaya vesile olur diye umuyorum.

Fazla uzatmıyayım sektördeki tabiriyle ‘Ocakbaşı aktörleri, yönetmenleri, yazarları’nın berbat ettiği diziler, dramalarla televizyoların hali ortadayken ve patronlar pabuçsuz kaçacak yer ararken, belki bir gün, beklemede  kalan suskun, susturulmuş sektörün sağ kalan iyileri bu davanın filmini yaparlar umudumu muhafaza ediyorum.

Yargı kararında kazanan tarafa kaybedenin 1 metelik ödemeye mahkum olduğu finalle biten bir film, yabancı gelmedi değil mi, bu konuda dünyada yalnız değiliz zaten.

Filimlerde kahramanların, avukatlar, savcılar, en çokta kararlarıyla yargıçların olduğu bir ülke benim hayalim.

Sevgiyle Kayda Geçtik

Necef UĞURLU / necefugurlu@mail.com


  • Bu Yazıyı
Yasemin Kutsi
Ratingler için tıklayınız!