RÖPORTAJ HABERLERİ

Uğur Güneş: "Risk almayı seviyorum"

Uğur Güneş:

“İsimsizler” adlı dizinin Kaymakam Fatih’i Uğur Güneş’le buluştuk. Oynadığı karakterin hikâyesini, projeyi kabul etme nedenlerini konuştuk. Hem de “Risk almayı seviyorum” diyen Güneş’i yakından tanıdık.

Uğur Güneş'in Akşam'da yayınlanan röportajı...

İsimsizler’de Kaymakam Fatih rolüyle ekranlardasınız. Reytingler memnun ediyor mu?


Reytingler çok iyi, kemik bir seyirci oluştu. Gayet mutluyuz. 

Aynı dönemde aynı konseptte üç dizi görücüye çıktı. İsimsizler’i diğerlerinden ayıran ne?

İsimsizler’in farkı asker dizisi olmaması. Yakın tarihi anlatıyoruz biz. Karakterler hayal ürünü değil, her karakterin bire bir karşılığı var.

Bu proje geldiğinde başka projeler üzerinde de düşünüyormuşsunuz. “Bir deli cesaretiyle İsimsizler’i seçtim” demişsiniz. Neden?

Bu rolü kabul etmeden önce çok düşündüm. Çünkü bu ilk başrolüm ve büyük bir sorumluluğu var. Daha önce başrol teklifleri geldi ama içime sinmemişti. Kaymakam Fatih gelince çok tereddüt ettim, evet bir deli cesaretiyle kabul ettim. Çünkü risk almayı seviyorum. Kendimi denemek, yeniden keşfetmek, oyunculuğumu geliştiriyor. 

Nasıl biri Fatih?

Fatih, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığına bağlı bir asker. Daha sonrasında diplomat olarak göreve giden ama vatan sevdası yüzünden ailesinden, sevdiklerinden, kendinden vazgeçip vatanı için kendini ön cepheye atan bir vatansever.  Ağırbaşlı, hassas, incelikli ve en önemlisi birleştirici bir misyonu olan, mantığıyla hareket eden, ileri görüşlü tarafsız ve yüreği vatan vatan diye atan bir karakter. 

Kaymakam Fatih size ne öğretti?

Açıkçası bir vatandaş olarak tabii ki duyarsız kalmam mümkün değildi. İlgiliydim ama farkındalığım daha da arttı. Kaymakam Fatih bana dinginliği, daha derin düşünmeyi ve yapıcı olmayı öğretti. 

Role, özellikle aksiyon sahnelerine nasıl hazırlandınız?

Konsantre olabilmek için bol bol müzik dinledim. Birçok araştırma yaptım, pek çok belgesel izledim. Fatih gibi düşünmeye başladım. Karakterin geçmişinden dolayı hızlandırılmış bir askeri eğitim aldım.
 
“Hayatımın en zor ama en gerçek rolü” demişsiniz. Neden? 

Karakterin çok büyük sorumluluğu, çok ağır bir yükü var. Bunu dengeli bir şekilde izleyiciye aktarmak gerekiyor. Bir oyuncu için biraz riskli çünkü karakterin insanlar tarafından benimsenmesi çok hassas bir denge gerektiriyor. Bu yüzden bu karakter zor ve riskli ama gelen tepkilere bakınca  karakteri doğru bir yerden yakaladığımı düşünüyorum. 

 Kariyerinizde kendinizi görmek istediğiniz en tepe noktası neresi?

Sonu yok. En tepe noktası çıktıktan sonra çok da yüksekmiş gibi görünmez insana. Önemli olan kalıcı ve unutulmaz rollere hayat vermek…

ÇOK MUTLU BİR ÇOCUKTUM

Biraz da sizi konuşalım.  Uğur Güneş kimdir, nasıl bir çocuktu? 

İki kardeşim var. Bir erkek bir kız. Çocukluğum mücadele içinde geçti. Belirsizliklerim vardı ama aynı zamanda çok da mutlu büyüdüm. Çocukluğumu olması gerektiği gibi yaşadım diyebilirim. Anı yaşamayı, eğlenmeyi, düşünmeyi, hayal kurmayı çok seven bir çocuktum. 

Ankara’da doğmuş, büyümüş, okumuş Uğur’u İstanbul’a hangi rüzgâr attı peki?

Okuldan mezun olduktan sonra direkt olarak İstanbul’a bir dizi için geldim ve İstanbul hikâyem başladı. İstanbul’da beşinci yılım. “Biz Ankara’da sakin adamlarızdır ve kendimizizdir, maske takmayız. Burada zorlandım bu yüzden” demişsiniz.  Ankara daha sakin daha düzenli bir şehir. Ailemden, arkadaşlarımdan ve alışkanlıklarımdan uzaklaşıp İstanbul gibi büyük, hızlı ve renkli bir şehre alışmam zaman aldı.  

Sizin için “Yeni nesil oyuncular içinde ciddiyetin yakıştığı çok az sayıdaki adamdan biri” diyorlar.  
Aksine gülmeyi çok severim, çok neşeliyimdir. Biraz sakin, duygularını hemen belli etmeyen bir yapım var. Yeri geldiğinde fazla ciddi olduğum doğrudur. 

HAYATI AKIŞINA BIRAKIRIM

İnsan ilişkilerinde sınırlarınız nerede başlar, nerede biter?

İnsanlarla hemen kaynaşamam. Tanımaya çalışırım. Güven benim için çok mühim. Güvenmek isterim ama tamamen de kendimi bırakmam. Her zaman kontrollüyümdür. 

Hayatı olduğu gibi kabullenir misiniz?

Hayatı akışına bırakırım. Hırslarıma yenik düşüp hayatla didişmem ama mücadeleden de vazgeçmem hiçbir zaman. Kısacası yaparım dediğim her şeyi yaparım en azından ileride pişman olmamak için denerim. 

İncindiğinizde kendinizi nasıl tedavi edersiniz?

Zorluklardan sonra daha da güçleniyorum. Kolay bir hayat yaşamadım, bu konuda antrenmanlıyım. Yaşanmışlıklar insanı güçlü kılıyor mücadeleden vazgeçmemek şartıyla tabii.
 
UĞUR’UN “EN”LERİ

En büyük hayal kırıklığınız?

Tiyatro sınavlarını ilkinde kazanamamıştım. Tek hayal kırıklığım.

En mutlu anınız?

Sevdiklerimle yan yana olduğum her an en mutlu olduğum andır.

En sevdiğiniz?

Dürüstlük

En sevmediğiniz?

İkiyüzlülük

En sevdiğiniz film?

Canım Kardeşim

En sevdiğiniz şarkı?

Evlerinin Önü Yonca

En sevdiğiniz kitap? 

Polonya’da Bir Kuş Var
  • Bu Haberi
Yasemin Kutsi